|
Teşekkürler Collezione
..: 18.01.2007:.. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Tekstil Meslek Lisesi ve
Üniversite yıllarını saydığım zaman toplam 23 yılını Tekstil sektörüne vermiş
bir kişi olarak sanayinin gelmiş olduğu durumu görünce insan kahrediyor. Bizi
yetiştiren birinci kuşak hocalarımızın bir kaçı rahmetli oldu. Ali, Göksel ve
Turan hocalara Allah’tan rahmet diliyorum, nur içinde yatsınlar. Bizlere tekstil sevgisini veren, önemini kavratan bu insanlar hiçbir zaman bu kadar kısa bir sürede bu olumsuz noktaya gelineceğini tahmin etmediler, bizlerde onların öğrencileri olarak tahmin etmedik zaten edilmemesi de gerekiyor. Sizi daha fazla sıkmadan konuyu açalım. Çok hızlı bir süreç yaşandı dünyada. Teknik anlamda bilgimizin gelişmesine faydası olan Alman ve İtalyanlar makine parkurlarımızın hızla yenilenmesine neden oldular. Yapılan tüm yatırımlar lokomotif sektör olarak adlandırılan tekstil ve konfeksiyon sektörünün en az 2020 yılına kadar Türkiye’nin Üretici olmasını gerektirmekteydi (amortisman anlamında). Ve buna paralel olarak bu sağlam zeminde kendi markalarını oluşturarak dünya sahnesinde markalar olarak yer alacak bir Türkiye öngörülüyordu. Maalesef öyle olmadı. Olması gereken ne idi ve ne oldu? Hazırlık (ön işlem) Devam etmeliydi İplik Sektörü Üretim tamamen Anadolu’ya kaymalı sadece KDV’si yüksek olanlar İstanbul’da kalmalıydı. Dokuma ve Örme Sektörü Ana kalemler Anadolu’ya kaymalı, özel, sıradan olmayan kalemler ise İstanbul’da kalmalıydı. Boya ve Apre Sektörü, çevre dikkate alınarak İstanbul dışına çıkmalıydı. Konfeksiyon Sektörü’nde ana kalemler Anadolu’ya kaymalı, özel, sıradan olmayan kalemler ise İstanbul’da kalmalıydı. Maalesef böyle olmadı. Dokuma kumaş % 80 oranlara varan büyüklükte ithal edilmeye başlandı. Binlerce işsiz oluştu. Konfeksiyon sektörü yanlış teşvikler ve SSK mevzuatı yüzünden Anadolu’da yeteri kadar başarılı olamadığı için çoğu firma çözümü yurt dışı organizasyonda buldu. Çoğu Çin’e, Mısır’a, Hindistan’a yöneldi. Ve on binlerce işsiz. İşsizliğe, istihdamsızlığa rağmen büyüyen bir ihracat??? Fakat işsizler ordusu alış veriş yapamayarak dolaylı olarak, dış üretim yaptıran bu markalardan intikam aldı. Ve bugün bu markalar çözümü, % 70’e varan indirimlerde arıyorlar ürün satabilmek için. Bahaneleri ise kışın sert olmadığı. Ne büyük gaflet… Buna rağmen Türkiye’de kalmaya devam eden, üretiminin % 90’ını Türkiye’de ürettiren bir firma var. COLLEZIONE! Collezione’yi tüm çalışanlarıyla kutluyorum. İyi ki varsınız. Belki diğer firmalara da örnek olursunuz. 18.09.2006 tarihli yazımda;“…Parası olan iki kişiden oluşan ürün müdürü ekibiyle Çin'de ürettirdiği paçavraları utanmadan kendi marka etiketini koyarak ve yine utanmadan yıkama talimatına "ÇİN’DE ÜRETİLMİŞTİR" ibaresini yazarak satışa sundular mağazalar zincirlerinde. Sonra törenlerde bağırdık "Ne mutlu Türküm diyene". Trakya'ya serbest bölge kuranlar, Türkiye'nin en büyük jean firmaları, çocuk giyim markaları hepsi birer birer Çin'e gittiler. Nerede singerci, overlokçu, reçmeci, çift iğneci, ortacı, son ütücü? Gün ola, devran döne, derler ya.İşte o gün geldi. Artık bilinçli tüketici yıkama talimatına bakıyor ve "ÇİN’DE ÜRETİLMİŞTİR" yazılı ürünü almıyor ve ALMAYACAK! Çünkü biliyor ki her aldığı ürün bu sektörde bir kişinin daha işsiz kalmasına sebep olacak. Umut ediyoruz bu uygulamaya giden dev firmalar doğru yolu bulup tekrar özüne döneceklerdir.Yoksa memlekette müşteri kalmayacak. Sadece Türkiye'de üretim yapan tekstil firmalarına sesleniyorum. Gelin bir seferberlik başlatalım. "TÜRKİYE'DE ÜRETİYORUM !" sloganımız olsun. İşsizlik sorununu hep beraber çözelim.” demiştik ! İşte aynen böyle bir uygulamayı etiketlerine, üretildiği ülkelerin bayraklarını koyarak haksız rekabeti engelleyen ve tüketicinin ürün orijinini bilmesinin bir hak olduğunu gösteren bir marka ve yönetim. Akyiğit Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Akyiğit’e uygulamasından ötürü ve Türkiye’ye sağlamış olduğu istihdamdan dolayı teşekkür ediyoruz. Yalnız bir hatırlatma yapmadan da geçmek istemiyorum. Lütfen Türkiye’de ürettiğiniz bu değerin tapusu yine Türkiye’de kalsın. Amerikalı ve Avrupalı yatırımcılara hisse satmak yerine Collezione isim kullanım hakkını kiralamak çok daha mantıklı bir büyüme sağlayacaktır kanaatindeyim. Türkiye’de üretmeye devam edenlere şükranlarımı sunuyorum..... | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bu yazı 462 kere
okunmuştur.
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sabih Samur'un köşe yazıları ve sosyal paylaşım sitelerindeki makaleleri
DORUKTÜRK TV
Türkiye'de Üretiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye'de Üretiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Mayıs 2012 Pazar
Teşekkürler Collezione
Etiketler:
Collezione,
Çin'de Üretilmiştir,
Tekstil Meslek Lisesi,
Tekstil Sanayii,
Türkiye'de Üretiyorum
Tekstil Sanayii
|
Tekstil sanayi
..: 18.09.2006:.. | |||||
|
| |||||
| Geçen gün bir konfeksiyon
ihracat firması sahibi olan bir arkadaşım ile beraber borçlu olduğu kumaşçısının
yanına gittik.Havadan sudan kısa bir sohbetten sonra konu arkadaşımızın
ödeyemeyeceği ve bu nedenle uzatmak istediği çeke geldi.Ne olduysa o an oldu.
Kumaşçı arkadaş gitti yerine tahsilatçı kimlikli başka bir arkadaş geldi.Ya
çekin karşılığını bir hafta içinde + % 10 bedeli ile ödeyeceğini ya da her türlü
tahsil edebilecek güce sahip olduklarını vs. vs. Canım Türkiyem. Bir nesil tekstilci olarak yetiştirildi, eğitim ve öğretim aldılar. Ama şu an piyasa bu tiplerin elinde. İlk sancı 1994 İkinci darbe 1998 Üçüncü yıkım 2001 Ve en son 2005-2006. Bu dönemler insanlarda ne şeref bıraktı ne de başka bir şey.Önce bankalar çekti krizlerde ellerini zavallı KOBİ’lerden. Sonra esnaf %10-15’lerle kırdırdı çeklerini factoring görüntülü tefecilere, oto galeri müsveddelerine. Şimdi o yıllardaki tefeciler anlı şanlı holding oldular. Ve tüm bu süreç politikacıların gözleri önünde ve katkılarıyla gerçekleşti. Şimdi aynı politikacılar utanmadan nabız yokluyorlar, tekrar siyasete ısınmaya çalışıyorlar. Son hükümet bunca gelmiş geçmiş hükümetlerin başaramadığını başardı ve hakikaten bu sektörü bitirdi. Artık herkes mutlu. Parası olan iki kişiden oluşan ürün müdürü ekibiyle Çin'de ürettirdiği paçavraları utanmadan kendi marka etiketini koyarak ve yine utanmadan yıkama talimatına "ÇİN’DE ÜRETİLMİŞTİR" ibaresini yazarak satışa sundular mağazalar zincirlerinde. Sonra törenlerde bağırdık "Ne mutlu Türküm diyene". Trakya'ya serbest bölge kuranlar,Türkiye'nin en büyük jean firmaları, çocuk giyim markaları hepsi birer birer Çin'e gittiler. Nerede singerci, overlokçu, reçmeci, çift iğneci, ortacı, son ütücü? Gün ola devran döne derler ya.İşte o gün geldi. Artık bilinçli tüketici yıkama talimatına bakıyor ve "ÇİN’DE ÜRETİLMİŞTİR" yazılı ürünü almıyor ve ALMAYACAK! Çünkü biliyor ki her aldığı ürün bu sektörde bir kişinin daha işsiz kalmasına sebep olacak. Umut ediyoruz bu uygulamaya giden dev firmalar doğru yolu bulup tekrar özüne döneceklerdir.Yoksa memlekette müşteri kalmayacak. Sadece Türkiye'de üretim yapan tekstil firmalarına sesleniyorum. Gelin bir seferberlik başlatalım. "TÜRKİYE'DE ÜRETİYORUM !" sloganımız olsun. İşsizlik sorununu hep beraber çözelim. .... | |||||
Bu yazı 1766 kere
okunmuştur.
| |||||
Etiketler:
Çin Malı,
Çin'de Üretilmiştir,
Kemal Şahin,
KOBİ,
Sabih Samur,
Tekstil Sanayii,
Türkiye'de Üretiyorum,
Yeni Alanya Gazetesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

