Sabih Samur'un köşe yazıları ve sosyal paylaşım sitelerindeki makaleleri
DORUKTÜRK TV
14 Ağustos 2013 Çarşamba
Geri Vites, Çark Etmek ve Başbakan
Pazar sabahı Kartal’da yeni yapılan bir sitenin içinde yer alan havuz kenarında nefis bir kahvaltı, Ramazan Bayramı ardından…
Yükselen Türkiye Platformu Başkanı Durmuş Çelen ile birlikteydik. Sevgili Mimar Süleyman Uluocak dostumuzun düzenlediği Zeytinburnu Öğretmenevi’nde gerçekleşen DP iftar yemeğinin kalitesinden, katılım yelpazesinin genişliğinden bahsettik. Yemekteki ana tema fikirlerimizle birebir örtüşüyordu.
Neydi bu fikir?
Atatürk’ün yol göstericiliğinde; Türk Milliyetçiliği, Ülkenin bölünmez bütünlüğü, Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Millet.
İşte tüm bu ortak paydada düşünen parti ve partilileri merkezde birleştirmek.
DorukTürk Tv olarak Süleyman Uluocak’ın iftar yemeğinde 3 önemli röportaj gerçekleştirdik.
Süleyman Uluocak, Prof. Dr. Vecdet Öz ve Durmuş Çelen ile…
Daha önceki yazılarımda Sn. Öz’e değinmiş ve sizlere kimi bilgilendirmeler yapmıştım.
Prof. Dr. Vecdet Öz’ün DP’nin başına geçmek ve ülkeyi yönetmeye talip olmak için kendisinin ve dava arkadaşlarının mücadelesi…
Bu yazıda ise Durmuş Çelen’in önderliğinde yürütülen çok önemli bir çalışmadan bahsetmek istiyorum: Yükselen Türkiye Platformu (YTP).
Yükselen Türkiye Platformu adı gibi içeriği ve hedefleri de çok iddialı bir yapılanma.
Toplumun her kesiminden, kendini duruşuyla, icraatlarıyla ispat etmiş kişilerden oluşan partiler üstü bir yapılanma.
Kimsenin ve hiçbir kurumun arka bahçesi olmayan bir yapılanma.
Ama diğer taraftan yukarıda bahsi geçen fikir bütünü doğrultusunda aynı zamanda herkesin ve her kurumun yararlanabileceği bir lojistik, proje ve çözüm üssü.
İşletmelerde “bakar körlük”, uçaklarda “metal yorgunluğu” gibi geliştirilebilecek örneklemelere Parti/Belediye/Politika’da ise “farklı bir şeyler üretememek, kopyala-yapıştır”
Tanısıyla yola çıkıldığında YTP sanki can simidi olacak gibi…
DP idi, YTP idi derken konu döndü dolaştı Sn. Başbakanın Gezi Parkı’ndaki talihsiz çıkışlarına geldi. Sn. Çelen bu noktada keşkelerle başlayan bir sürü cümle kurdu:
-Keşke Başbakan daha sıcak ve babacan bir tavırla yaklaşsaydı?
- Keşke Başbakan olayın ilk başladığı saatlerde medeni cesaretle oraya gidip, gençlerin yanına
bağdaş kurup otursa onları dinleyebilseydi?
- Keşke…
Evet. Bu yazıyı kaleme aldığım dakikalarda bir haber gözüme çarptı.
Hazırlanan bir raporda, “Sn. Başbakanın park olayına müdahalesinde talihsiz bilgilendirmeler yaşandığını ve bu sebeple….”
Falan filan. Teferruatın hiçbir önemi yok.
Başbakan bu kadar yoğun bir tepkiye gururuna engel olamayıp, “özür dilerim hata yaptım” deme büyüklüğünü göstermek yerine böyle acemice bir “Geri Vites” operasyonu yapmayı uygun gördü.
Günümüzde motosikletlerin, deniz motorlarının şanzımanına ilave edilen geri vites dişlisi çok şükür artık Sn. Başbakanımızın liderliğinde AK Parti’de de var.
Aynı geri vitesi, denizcilikteki tabiri ile çark etmeyi, Kürt Açılımı’nda da yapmasını dört gözle bekliyoruz; her şey çok geç olmadan.
Baki Selamlar
Sabih Samur 12.08.2013, İstanbul
Etiketler:
AKP,
CHP,
DORUKTÜRK,
DP,
Durmuş Çelen,
MHP,
Mimar Süleyman Uluocak,
Prof. Dr. Vecdet ÖZ,
Sabih Samur,
Tayyip Erdoğan,
Yükselen Türkiye Platformu
9 Ağustos 2013 Cuma
ULUSA SESLENİŞ
Aziz Vatandaşlarım,
Sizi bir kaç noktada aydınlatayım dedim.
Bakınız öncelikle içerideki arkadaşlara çok üzüldük. Sadece ben değil bizim Hilmi ile Fenerbahçeli Yaşar (Büyükanıt) da çok üzüldü.
Hatta savcılar da üzüldü ve duruma sağ olsunlar dilekçe vererek müdahale ettiler. Bazı cezaların yetersiz kaldığı hususunda...
Bu arada arkadaşlarım sizleri izliyor. Kendi aranızda gazel atıp duruyormuşsunuz; yok geldikleri gibi gidermişiz, yok İngilizler göndermemiş de sizin Ata'nız göndermiş...
Ya Çapulcu kardeşlerim düzeltiyorum vatandaşlarım, bırakınız bu boş muhabbetleri ülkeyi kollama size mi kaldı?
Ki ben bu kollama muhabbetini hamd olsun TSK'dan bile aldım.
Yahu siz kimsiniz?
Ben bu ülkenin sadece koyun diyerek küçümsediğiniz % 50'nin değil tamamının başbakanıyım yani alayınızın...
Ne diyordum?
Evet beni kimle hangi parti ile indireceksiniz?
MHP mi? Allah bin defa razı olsun. Devlet Bahçeli gibi bir kardeşim var. Bakmayın yağıp gürlediğine, ben onun her daim gazını alırım. O bizim can yoldaşımız, kadim dostumuz. Yine seçimlerde barajı aşar meclise girer, gül gibi geçiniriz.
Gül dedim de aklıma geldi. Bizim Abdullah da kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışıyor. Parti kurup başına da bizim Babacan'ı koyacaklarmış.
Yahu Ali bizim çocuk. Kaldı ki Obama beni çiğnemez.
CHP? hani şu bizim Osmanlı'yı kesintiye uğratan parti ve onun bugünkü uzantısı. Allah'ın izni ile onlardan da bir cacık olmaz. Ulusalcı kanadın sesini kestirttik. Şimdi çoğu Kürtçü vekille zaten bana sıcak olmak zorundalar malum Federasyonu hep birlikte yeni anayasa ile yasallaştıracağız.
Kemal tek başına ne yapabilir?
Osman Paşa? Yahu bırakın Allah aşkına. O önce maddi sorunlarını çözsün. Daha teşkilatlarını yönetemiyor yanına koyduğumuz bizden olan darbukacılar ona göz açtırtmıyor. Zamanında Atatürk'ü Florya Köşkü'ne ikamete gönderdiğimiz gibi...
Başka ne kaldı elinizde?
Kırat mı? Adı neydi onun? AP mi, ANAP mı, DYP mi yoksa Demokrat Parti mi?
O kadar binen oldu ki o atın üzerine ben bile karıştırdım.
Şimdilerde Vecdet Hocamız onun başına geçmeye çalışıyormuş, güldüm.
Hatta Remzi abi ile bir düğünde denk gelince hocam hayırlı olsun, kendine dikkat et demeyi de ihmal etmedim malum Mesut'u var Çiller'i var, bitmez Kırat'ın Süvarisi...
Çok da inat ederse gereken ne ise yapılır. Nasıl bizim Mustafa'nın defterlerini incelemeye aldıysak, Vecdet Öz'ü de Hakkari de kuracağımız Kürt Üniversitesi'ne Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı yaparız.
Demokrasilerde çare tükenmez.
Bayram sonrası sohbete devam ederiz.
Aziz Vatandaşlarım hepinizin gözlerinden öpüyorum.
Sizin Başbakanınız
SS1967
Etiketler:
Abdullah Gül,
Ali Babacan,
CHP,
Devlet Bahçeli,
DP,
Kod Adı TC,
MHP,
Mustafa Kemal Atatürk,
Osman Pamukoğlu,
Prof. Dr. Vecdet ÖZ,
Sabih Samur,
Tayyip Erdoğan,
TSK,
Yaşar Büyükanıt
6 Ağustos 2013 Salı
Mimar Süleyman Uluocak ve Prof. Dr. Vecdet Öz Röportajları
DorukTürk TV'nin Memleket Meselesi programının sunucu ve yapımcısı Sabih Samur'un
Sn. Süleyman Uluocak ve Sn. Prof. Dr.Vecdet Öz ile gerçekleştirdiği röportaj.
www.dorukturktv.com
5 Ağustos 2013 Pazartesi
“Kollama” Görevi ve Bölünmez Bütünlüğümüz
* Bülent Arınç, “Asker artık kendi işine bakacak! 35.
maddeyi kaldırdık.”
Cumhuriyetin korunması, kollanması…
“Artık asker bunlara kafa yormayacak…” benzeri bir açıklama!
* BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Meclis Taksi’de Kürtçe
ve Türkçe söyleşi yapıyor, direksiyon sallarken. Ve birebir Tayyip Erdoğan’ın
söylemini yineliyor; “ Bakın 6 aydır Türkiye’de kan akmıyor. Çözüm süreci
işliyor!”
* Ceylanpınar’da BDP yürüyor, yürütüyor. Zırhlı birliklerin
önünde zincir oluşturan BDP’liler…
* MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, klasik açıklamasını
yapıyor, gençlere sesleniyor:
“Sakın sokaklara inmeyin, yürümeyin, sandığı bekleyelim.”
* Tayyip Erdoğan; “Türkiye’nin geleceğini sadece millet ve
sandık belirler. Halk git derse gider kal derse kalırız.”
Ve Yaş Kararları Başbakanın önderliğinde tamamlandı. Yeni
TSK kademesi “Kollama” görevi olmadan memleketi koruyacak.
PKK ve BDP bildiği yolda, çözüm süreci (ne anlama
geliyorsa?) kapsamında doludizgin yürüyecek.
MHP sandığı bekleyecek, yürümek yok.
AKP ise sandığı beklemekle kalmıyor; sandığı kollama görevi
için sandık başına 9 AK partili bekçi koyuyor. 200 bin kadar sandık olduğuna
göre 1,8 milyonluk “sandık kollama bekçisi” var.
Evet. Görünen o ki cumhuriyet, 2023’ü AKP & BDP iktidarı
ile karşılayacak!
Tek farkla; adı Türkiye Cumhuriyeti olarak değil Anadolu
Federe Devleti olarak.
Yeni TSK kademesine, MHP’ye, CHP’ye ve bilumum diğer
partilere işlerinde (?) kolaylıklar diliyorum.
Bu vesile ile “Burası Devlet’e meydan okunacak yer
değildir!” diyen o yüce insan Bülent Ecevit’i de rahmetle anıyorum.
Büyüksün Bülent Arınç.
Durmak yok yola devam AK Parti.
Hayırlı Kollamalar!
Sabih Samur 04 Ağustos 2013 İstanbul
Etiketler:
AKP,
BDP,
Bülent Arınç,
CHP,
Devlet Bahçeli,
MHP,
PKK,
Tayyip Erdoğan
29 Temmuz 2013 Pazartesi
Yok mu İkinci bir ECEVİT & ERBAKAN ?
Kamer Genç'in delikanlılığını, dik duruşunu, olması gerekeni yapmasını takdir ediyoruz ve başta CHP ve MHP olmak üzere DP, HEPAR, BBP, BTP, YURT Partisi ve diğer partilerden de BEKLİYORUZ!
Yok mu İkinci bir ECEVİT & ERBAKAN ?
Devletine kalkan eli kıracak?
O Paçavrayı indirecek?
Bugünkü süreçte dümenden muhalefet yapanlar da suçludur.
Ve bir gün birileri gelir de "neden ülkeyi bu hale getirdiniz?" derse kimse demokrasi nutukları filan atmasın!
Bu memleket O.Çocuklarına peşkeş çekilmek için ve peşkeşe göz yumulması için kurulmadı!!!
Sabih Samur 30.07.2013
Etiketler:
Bülent Ecevit,
CHP,
DP,
HEPAR,
Kamer Genç,
Kod Adı TC,
MHP,
Necmettin Erbakan,
PKK,
TC,
YURT Partisi
19 Temmuz 2013 Cuma
20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI
Kıbrıs Sevdalısı olarak gönülbağı ile bağlı olduğum adamızın,yavru vatanımızın ve orada yaşayan sevgili Kıbrıs Türk'ümüzün ve KKTC'mizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla birlikte 20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI'nı kutluyorum.
İsterseniz bu yazı farklı olsun!Bırakın sizi harekat öncesine edebiyat yolculuğunda götüreyim.
"Orbay Deliceırmak'ın DOKUZU BEŞ GEÇE (1967) kitabında "Mısralarımı saat 9'u 5 geçede durmayanlara sevgiyle sunarım"diyor ve önsöz olarak ve Atatürk'ün ağzından Türkiyelilere sesleniyor:
Siz hâlâ 9'u 5 geçede duruyorsunuz
Benim bıraktığım noktada
Sizde bu tembellik varken
Daha çok bekler o Güneydeki ada.
Orbay'a göre Kıbrıs Türk'ünün her biri bir pusuladır;çünkü kendilerini bildiler bileli hep Kuzeye bakıyorlar.
"Sen bana
Anamdan daha yakın
Sen bana
Benden yakın" diyerek Türkiye'ye verdiği değeri yineliyor.
Ama noldu çürümüşse cesetlerimiz
Biz şuna inanıyoruz ki yine gelecek jetlerimiz
..........................................................
Düşmanın öldürdüğü de ne
Bizi asıl Türkiyesizlik öldürür.
Tüm bu sömürge çocuğunun seslenişleri bir sevgiyi ve saygıyı içerir. Anavatana karşı sabretmeyi ve ümitli olmayı önerir.Çünkü kendi diliyle "Ağaçlar bekleye bekleye büyümektedir."
Erenköy Savaşları denince akla Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel gelmektedir.Kıbrıs Türk Halkı'nın Topel'e karşı duyduğu sevgi,ulusal direnişin bir itici gücü olmuş,Rum barbarlığının belleklerde daha da somutlaşmasına yol açmıştır.
Erenköy Direnişi'nin Kıbrs Türk Edebiyatı'ndaki izlerini Özker Yaşın'ın YÜZBAŞIM şiirinden birkaç dize ile sonlandıralım:
Yüzbaşım,Kahraman Yüzbaşım
Şimdi cennetin yeşil bahçelerinde
Seni karşılayan şehitlerimize
Selam söyle Yüzbaşım,selâm söyle,
Cennetin yeşil bahçelerinde
Kucakla şehitlerimizi teker teker
Öp yanaklarından Doktor İlhan'ın yavrularını
ayvasıl'dan küçük Ayşe'yi
Arpalık'tan İsmail Musa'ya selâm söyle
selâm söyle Hüseyin Ruso'ya,Salahi Şevket'e
Yollardan evlerden alınıp götürülen
O mezarsız ölülerin cümlesine selam söyle.
Evet sevgili okuyucularım bu senede böyle anılarla kutlayalım istedim 20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI'mızı.
Bu vesileyle kaynak olarak yararlandığım Ali Nesim'in "Kıbrıs Edebiyatında sosyal konular" adlı kitabını ve aşağıda yer alan diğer kitapları mutlaka tedarik edip okumanızı önemle rica ederim.
Sabih Samur
Etiketler:
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı,
Ali Nesim,
Cengiz Topel,
Erenköy Direnişi,
Kıbrıs Edebiyatında Sosyal Konular,
KKTC,
Mehmet F. Küçük,
Rauf Denktaş,
Sabih Samur
3 Temmuz 2013 Çarşamba
Ramazan'a bir kaç gün kala...
03 Temmuz 2013, 21:00 Güngören
Sabih Samur ile Memleket Meselesi
Konuk: Seccadem Islanmıyor kitabının yazarı Sadettin Turhan
Etiketler:
DORUKTÜRK,
memleket meselesi,
Ramazan,
Sabih Samur,
Sadettin Turhan,
Seccadem Islanmıyor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




