DORUKTÜRK TV

29 Mart 2014 Cumartesi

"Kıbrıs'a Dikkat Ediniz"



Atam talimat vermişti; "Kıbrıs'a Dikkat Ediniz."

Atam emir tekrarı yapıyorum.

Bizler tüm unsurlarımızla Kıbrıs'a dikkat ediyoruz.
Her türlü olumlu ve olumsuz gelişmeyi not alıyor; tedbir planlarımızı hazırlıyoruz.

Arz ederiz.

Kıbrıs Sevdalıları

Her Biriniz Bir DENKTAŞ Olmalısınız!



Burası KKTC.
Taşkent Piknik Alanı.
O Taşkent ki Katliam Müzesi bulunan.
O Taşkent ki Yüzlerce Türk kanı akmış, şehit vermiş.
Ve bir kızcağız çıkmış benim toprağımda, Türk'üm demekten utanmayan; Türk oğlu Türklerin toprağında gövde gösterisi yapıyor.
Kıbrıslı şaşkın, Kıbrıslı seyrediyor.
"Ne mutlu insanım diye" dalgasını bile geçen var.
Türkiye ne yapıyor?
Türkiye öksürürse Kıbrıs zatürre olur; bir laf var ya imam yellenirse cemaat ...
T.C'nin Başbakanı Açılım adına her şeye göz yummuşken, hükümetin yaptıkları Devlet adına gibi algılanmışken, her şeyiyle Türkiye'ye inanan Ada Sakini "demek ki hoş görmek lazım" diye yaklaşıyor bu duruma.
Yakında evlilikler başlayacak, 10 çocuk yapılmalı kuralı orada da tüm hızıyla uygulanacak. Peşinden gelsin "biz nüfusuz, biz çoğunluğuz" sözde yaptırım gücü!
Buradan sesleniyorum. 7-8 kişinin bir araya gelip dernek kurduğu ve gazel attığı dernekçikler! Uyumayınız. Türkiye'den ve rahmetli Atatürk ve tabi ki rahmetli Denktaş'tan size hiçbir fayda yok.
Silkeleniniz ve ayağa kalkınız!
Ufacık ada yarın Kürtçü toprağı olacak. Siz hellimciğinizi yerken onlar deliler gibi ürüyor. Büyük bir planın yerel bir parçası olarak.
Kürt ile KÜRTÇÜLÜK yapanı ayırt ediniz. Bizim davamız Kürtçülük yapan ile!
Her biriniz bir Denktaş olmalısınız!
Vatana, Kıbrıs'a ve Sancağa sahip çıkmalısınız.
İnanın bu fotoğraf Rum'dan da tehlikeli.
Bizler burada uyumayan bir avuç kişiyiz. Sizler de uyumayınız.
Yanınızdayız.
Uyumayan tüm Kıbrıslı'ya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Vatandaşına en içten selam ve sevgi ile...

Sabih Samur
Kod Adı TC

16 Mart 2014 Pazar

DİNLE BENİ yaz 1967'ye gönder

Biz her daim teknolojiyi yakından izler ve işimizde kullanırız.
Önceleri 35mm kullanıyorduk. Sonraları ton bantlar kullanmaya başladık.

Zaman ilerledi ve kaset ile tanıştık. Uzun süre kullandık.
Sonra kasetlerin boyutu küçüldü işimize yaradı.
Kasetler yerini CD lere bıraktı sonra DVD'ler...
Şu an flash bellek kullanıyoruz.
Bizim işimiz dinlemek, kayıt yapmak, bazen montaj bazen dublaj...
Son işimiz biraz amatörce oldu.
Dış sesler ve katlar arası geçişte artıklar bıraktık.
Yorgunluk kusurumuza bakmayın...

Unutmayın bizler her daim olacağız.
Kimi gün dinleyeceğiz...
Kimi gün dinlemeden montaj yapacağız...

Burada kesmek zorundayım yeni bir montaj işi geldi :))

Dip Not: Her türlü montaj, dublaj ve dinleme itinayla yapılır.

Bize ulaşmak için

DİNLE BENİ yaz 1967 ye gönder


27 Şubat 2014 Perşembe 11:39

Kaynak: http://www.dorukturk.tv/makale/sabih-samur/dinle-beni-yaz-1967ye-gonder/63.html

BİLGİLENDİRME NOTU



Hangimiz daha ağdalı cümleler kurarız sidik yarışındayken,
Türkiye Cumhuriyetini ağzımıza almamaya, ofisimize Türk Bayrağı koymak yerine ecdadımızdır söylemiyle Osmanlı Arması koyarak Yeni Osmanlıcılık oynamaya devam ederken,
Mehter marşı dinleyerek nostalji yaparken,
Sen hala "21 yaşında gemileri karadan yürüttü" diye Fatih Sultan Mehmet ile (kendin hiçbir şey yapmadan) övünürken;
Ey Osmanlının Torunu! Elin Gavuru boş durmuyor:
Olmayan dünleri ile övünemeyecekleri için bugün icraat yapıyorlar.
Gemileri havadan taşıyorlar!
Ey Türkiye Cumhuriyetinin Evladı!
Kendini geleceğe hazırla!
Uçağın kaportasını yaptığın gibi motorunu da yap, elektronik aksamını da.

Derin Sevgiyle

Sabih Samur




20 Şubat 2014 Perşembe 21:50
KAYNAK: http://www.dorukturk.tv/makale/sabih-samur/bilgilendirme-notu/52.html


15 Mart 2014 Cumartesi

25 MART ÇOK ŞEYLERE GEBE





25 MART ÇOK ŞEYLERE GEBE!



Başbakan sağlığını sebep göstererek kendi rızasıyla çekilir.

Ali Babacan Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilir ve Geçiş Dönemi Hükümeti seçimlere kadar devam eder.

Sarıgül mevcut iki dosyasından dolayı kan kaybına uğrar ve İstanbul'u kaybeder.

Kılıçdaroğlu bunu fırsat bilerek Olağanüstü Kongreye gider ve Deniz Baykal'a koltuğunu teslim eder.

Asker sessizliğini bozar ve Fetullahçı yapı ile hesaplaşma başlar.

Demedi demeyin; bu yazdıklarımı ve yazdığım tarihi not alın.

Saygılarımla

Sabih Samur 15 Mart 2014 Cumartesi 08:40

1 Şubat 2014 Cumartesi

MEMLEKETİMDEN BÜYÜK KONGRE MANZARALARI


Demokrat Parti'de Pazar günü gerçekleşecek olan Büyük Kongre öncesi yaşanan trajikomik, tuhaf, garip bir süreç...

Dini bir paylaşım yapıyorum herkes konuyla ilgili yorumlarda bulunuyor. O sırada yırtık iç çamaşırdan fırlar gibi bir şahış (Murat UZ) böyle bir paylaşımın arasına şu yorumla giriyor:

"02 ŞUBATTA YAPILACAK OLAN DP BÜYÜK KONGRESİNDE E. İSTANBUL İL BAŞKANI REMZİ ŞEN E GENEL BAŞKAN ADAYI OLMASI HUSUSUNDA İL BAŞKANLARI VE DELEGELERDEN BASKI VAR.......

YARIN SAAT 11.00 E KADAR MÜSADE İSTEDİĞİNİ AÇIKLAYAN REMZİ ŞEN YAKIN EKİBİ İLE KONU HAKKINDA FİKİR ALIŞVERİŞİNDE BULUNACAĞI GELEN HABERLER ARASINDA."

Güler misin ağlar mısın?

İki söyleme kıl kapıyorum:

1- Siyasette hiçbir göreve talip olmadım, bana görev verilirse taşın altına elimi koyarım.

2- Delegeden baskı var! Başımıza geçin DP'yi kurtarın.

Bunları Türkçe çevirisi; "Ey Delege burada oturmuş bekliyorum. Ben hazırım. Beni tercih ediniz!"

Reklamlarda diyor ya; "Onu yeme beni ye, işte öyle bir şey.


AHMET HAMDİ ÜÇPINARLAR

Eski Bakanlardan Üçpınarlar klasik yöntemlerle servis ediliyor. Diğer adaylar ise Sn. Bakanın eski kasetlerini ve dosyalarını çoktan hazırlamışlar, Üçpınarlar aday olduğu an kürsüden açıklamak üzere...

Dolayısıyla Üçpınarlar'ın aday olması çok zor!



PROF. DR. VECDET ÖZ

Yaklaşık bir yıldır Genel Başkan Adayı Vecdet Öz. Adaylıktan yorulmuş olmalı ki geçen hafta telefonunu değiştirdi. zaten eski telefonu da çoğu zaman kapalıydı. İşin ilginç tarafı yakın kadrosunda yer alan kendi adıyla anılan bir çok ismin an itibariyle hocanın ne yaptığından haberi dahi yok.

En yakınındaki dava arkadaşlarından biri bana bugün telefonda "Sabih Bey sizin haberiniz vardır, Sn. Vecdet Öz aday mı?" soruyor. En yakın arkadaşlarını arıyorum, hiçbirinin haberi yok.

En son, kulağıma gelen bir dedikoduyu sorgulamak için Yaşar Karahan'ı arıyorum. Bu konuyla ilgili açıklamayı ancak P.tesi gününden sonra yapabileceğini söylüyor. Hoca ile ilgili ise az önce 4 saatlik toplantıdan çıktıklarını ve Vecdet ÖZ'ü adaylık için ikna ettiklerini ve hocanın kesinlikle aday olduğunu söylüyor!

İKNA ve KESİNLİKLE kelimeleri beni düşündürdü. Aklıma nedense Süleyman Uluocak geldi. Korkarım II. SÜLEYMAN VAKASI yaşanmak üzere.

Ve ya kerhen ve baskı sonucu bir adaylık.

Olmazsa yeni parti kurarım geyiği...




MEHMET TAZE

Bir Anadolu Yiğidi.
Hatay'da çok kuvvetli. Bölgeyi ve sorunlarını çok iyi biliyor. heyecanlı, duygusal ve kızgın! Delegelerle gerek telefonda gerekse yüzyüze görüşmüş.
Taleplerden şaşkın, üzgün.
Kongre günü aday. "Delegeden baskı var, görev verilirse yaparım" edebiyatı yapmıyor. Durumdan vazife çıkartmış, çekmiş kılıcı yürüyor.
Genel Merkezin baskısına rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini bizzat bana açıkladı.




GÜLTEKİN UYSAL

Birkaç ilde tam kadro delege oyuna sahip tüm olumsuzluklara rağmen.
Genel Merkezin satışa çıkmış olması, bu zamana kadar bir kaç bina satışının gerçekleşmiş olması v.s. delegenin çokta umurunda değil. Herkes günü kurtarmanın ve tekrar önemsenmenin, oy sahibi olabilmenin derdinde.
Tekrar Baş olma ihtimali oldukça yüksek gözüküyor.




BURHAN ŞEN

Kimilerine göre çok konuşan bir hayalperest. Ankara'yı ve Genel Merkezi çok iyi biliyor ama delege tercih eder mi?
Şu ana kadar süreç boyunca duruşuna, sosyal medyayı kullanışına, videolarına bakınca ciddiyeti ortada. İnsanı etkiliyor.
Kongrede yapacağı konuşma çok önemli. Eğer detaya girerse kaybeder!
Kısa, net ve anlaşılır cümlelerle mesajını vermeli.
Özelden yaptığı sıcak söylemleri mutlaka kürsüde yapmalı:
"Benim derdim Genel Başkanlık değil. Ben kısmetse Demokrat Partiyi İktidara taşıyacağım. Sizlerin sadece Genel Başkanı değil Türkiye'nin Başbakanı olacağım!"
Evet bizim bizzat duyduğumuz bu söylemleri açıkça kongrede dile getirmeli.
Ve hatta daha ileri gitmeli; temasta olduğu milletvekillerinin kendi Genel Başkanlığı gerçekleştiği an istifa ederek TBMM'de grup kuracak derecede yaptırımı olduğunu da cesurca söylemeli!

Delegenin de Türkiye'nin de bu söylemlere ihtiyacı var.

Özetle, Ankara Demokrat Parti Meydan Muharebesi Gültekin Uysal ile Burhanettin Şen arasında geçecek gibi gözüküyor.

Tüm adaylara başarılar diliyorum.
Gazanız mübarek olsun.
Kazanan Türkiye olsun.

Sabih Samur
DORUKTÜRK HABER