Kıbrıs'ta kaybolan canlar ve devasa bir facia var!
Biz düşmüşüz Yerel Seçim derdine.
Gündem ise danışıklı dövüş hissi uyandıran;
Isıtılması ve servis edilmesi aylar öncesinden bildiğimiz Başörtüsü Gündemi.
Dip Not: Gaye 1,5 m kalınlığında yüzlerce ton toprağın altında.
Hani bilin istedim.
Sabih Samur
https://www.facebook.com/detaygazetesi/videos/326548237948286/
Sabih Samur'un köşe yazıları ve sosyal paylaşım sitelerindeki makaleleri
DORUKTÜRK TV
Kıbrıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kıbrıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Aralık 2018 Cumartesi
Kıbrıs'ta kaybolan canlar ve devasa bir facia var!
Etiketler:
DORUKTÜRK KKTC,
Girne,
Girne Belediyesi,
Kıbrıs,
KKTC,
Sabih Samur
26 Ağustos 2017 Cumartesi
Mehmet Barlas Yumurtlamış?
"Stratejik çaptaki hatalara bir başka örnek de Kıbrıs'a yapılan askeri harekât sonunda, Türkiye'nin kalıcı uluslararası bir çözüme gitmek yerine "Kıbrıs Fatihi" olmak yarışını iç siyasete konu etmesidir. Sonuçta Kıbrıs Rumları Avrupa Birliği'ne girmiş ama Kıbrıs Türkiye için 1974'ten beri bir kriz konusu olarak kalmıştır."
Mehmet Barlas
Sabah Gazetesi Yazarı
Dip Not: Çok şükür Mehmet Barlas gibilere rağmen Kıbrıs hala bizim yani Türküm diyebilenlerin.
Etiketler:
Dip Not,
Kıbrıs,
Kıbrıs Davası,
Kıbrıs Fatihi,
KKTC,
Mehmet Barlas,
Sabih Samur
25 Ocak 2017 Çarşamba
Gerek TC'de gerekse KKTC'de hiçbir makam, şahıs ve kurum Devlet adına toprak verme yetkisine haiz değildir.
Filistin'in kendilerine satılması karşılığında Osmanlı'nın bütün borçlarını tasfiye etmeyi taahhüt eden Yahudilerin önderi Theodero Herzl'a; "Kılıçla alınan vatan parayla satılmaz."
Sabih Samur:
Malum üzere Kıbrıs ile ilgili görüşmeler kapsamında haritalardan bahsedilmekte ve gerek KKTC'de gerekse Garantör Ülke olan TC'de TOPRAK VERİLME dillendirilmektedir.
2. Abdülhamit'in bu sözünü ve ne maksat ile söylediğini şiddet ile hatırlatırım.
Gerek TC'de gerekse KKTC'de hiçbir makam, şahıs ve kurum Devlet adına toprak verme yetkisine haiz değildir.
21 Aralık 2016 Çarşamba
Midem bulanıyor artık
KKTC bayrağını Kızılay bayrağından ayırt edemeyen,
Kıbrıs'a sadece gözden ırak bir kaçamak/kaçış noktası olarak bakan,
Kıbrıs'ı kumar ihtiyacını gidermek ve deniz havası almaktan ibaret gören bir takım şahsiyetlerin, kalkıp uzaktan yakından alakası olmadığı halde
"21 Aralık 1963 nedir, bilir misiniz?" diye başlayıp sonra kopyala yapıştır mantığı ile bir yerlerden taşıdığı ve asla okuma tenezzülünde dahi bulunmadığı bilgiyi sayfalarında paylaşmalarından tiksiniyorum!
Midem bulanıyor.
Önce Lefkoşa'nın, Kumsal'ın kavurucu sıcağına rağmen yer çekimine meydan okuyan o beyin parçalarının tavanda hala nasıl durduğuna kafayı yorun, gidin görün, yaşayın; SONRA KONUŞALIM!
Kumsal Önemli!
Sabih Samur, 21 Aralık 2016
Kıbrıs'a sadece gözden ırak bir kaçamak/kaçış noktası olarak bakan,
Kıbrıs'ı kumar ihtiyacını gidermek ve deniz havası almaktan ibaret gören bir takım şahsiyetlerin, kalkıp uzaktan yakından alakası olmadığı halde
"21 Aralık 1963 nedir, bilir misiniz?" diye başlayıp sonra kopyala yapıştır mantığı ile bir yerlerden taşıdığı ve asla okuma tenezzülünde dahi bulunmadığı bilgiyi sayfalarında paylaşmalarından tiksiniyorum!
Midem bulanıyor.
Önce Lefkoşa'nın, Kumsal'ın kavurucu sıcağına rağmen yer çekimine meydan okuyan o beyin parçalarının tavanda hala nasıl durduğuna kafayı yorun, gidin görün, yaşayın; SONRA KONUŞALIM!
Kumsal Önemli!
Sabih Samur, 21 Aralık 2016
Etiketler:
Kıbrıs,
KKTC,
Kumsal,
Lefkoşa,
Sabih Samur
22 Ocak 2016 Cuma
Öylesine...
Herkes uçak kullanabilir,
Herkes bir kamera alıp çekim yaparak IP Televizyonum var diyebilir,
Herkes TV Yapımcılığı ve/ veya Sunuculuğu yapabilir,
Herkes bir tekstil firmasında çalışabilir, yöneticilik yapabilir,
Herkes Kıbrıs ile ama uzaktan ama yakından ilgilenebilir,
Herkes Siyaset yapabilir; özgül ağırlığı olarak ve ya olduğunu zannederek,
Herkes Gazete çıkarabilir ama öyle ama böyle.
Herkes Kitap yazabilir; dağarcığındakilerle ve ya kopyala yapıştır kolaylığında,
Herkes yaşanmışlıkları, kültürü ve eğitimini Yaşam Koçluğu çerçevesinde kişilerle paylaşabilir.
Biz bildiğimiz rotada, fotoğraftaki gibi mütevazi bir şekilde uçuyoruz smile ifade simgesi
Sabih Samur
Bizden Biri
22 Ocak 2016 20:30
Herkes bir kamera alıp çekim yaparak IP Televizyonum var diyebilir,
Herkes TV Yapımcılığı ve/ veya Sunuculuğu yapabilir,
Herkes bir tekstil firmasında çalışabilir, yöneticilik yapabilir,
Herkes Kıbrıs ile ama uzaktan ama yakından ilgilenebilir,
Herkes Siyaset yapabilir; özgül ağırlığı olarak ve ya olduğunu zannederek,
Herkes Gazete çıkarabilir ama öyle ama böyle.
Herkes Kitap yazabilir; dağarcığındakilerle ve ya kopyala yapıştır kolaylığında,
Herkes yaşanmışlıkları, kültürü ve eğitimini Yaşam Koçluğu çerçevesinde kişilerle paylaşabilir.
Biz bildiğimiz rotada, fotoğraftaki gibi mütevazi bir şekilde uçuyoruz smile ifade simgesi
Sabih Samur
Bizden Biri
22 Ocak 2016 20:30
Etiketler:
Bir Sabih Samur Projesi,
DORUKTÜRK,
Gazeteci,
IP TV,
Kıbrıs,
Kıbrıs Davası,
Öylesine,
Sabih Samur ile MEMLEKET MESELESİ,
Siyaset,
Sunucu,
Tekstil Sanayii,
Uçak,
Yapımcı
30 Ekim 2015 Cuma
SADETTİN TANTAN 1.Bölüm
Etiketler:
Kıbrıs,
Kuzey Irak,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,
memleket meselesi,
Sabih Samur ile MEMLEKET MESELESİ,
Sadettin Tantan,
Suriye,
TR1 TV
18 Ekim 2015 Pazar
ÖNCE DEVLET
Bir kahvenin 40 yıl hatırı var: 1974 - 2015
Bizim işimiz kahve olmadığına göre...
Bu işin hatırla gönülle de alakası olmadığına göre?
Kim T.C.'yi Kıbrıs'ta devre dışı bırakmak hayali kuruyorsa;
bilsin ki halasının amcası olmasını bekliyor.
Hala haladır, amcada amca.
Kafası karışık olanlara küçük bir hatırlatma.
Kıbrıs Türktür. Devleti vardır.
Adı da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir.
Sabih Samur
Kod Adı TC Platformu
Kurucu Başkan
Bizim işimiz kahve olmadığına göre...
Bu işin hatırla gönülle de alakası olmadığına göre?
Kim T.C.'yi Kıbrıs'ta devre dışı bırakmak hayali kuruyorsa;
bilsin ki halasının amcası olmasını bekliyor.
Hala haladır, amcada amca.
Kafası karışık olanlara küçük bir hatırlatma.
Kıbrıs Türktür. Devleti vardır.
Adı da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir.
Sabih Samur
Kod Adı TC Platformu
Kurucu Başkan
23 Eylül 2015 Çarşamba
ADA KARIŞIK
Kıbrıs ikiye ayrılmış durumda;
"Kıbrıslıyım" diyenler, "Kıbrıs Türküyüm" diyenler...
Ankara ise sorunu dernekler üzerinden yürütmeye çalışıyor.
Görevlendirilmiş ve/ ve ya durumdan vazife çıkartmış dernekler ise "Kıbrıslıyım" diyen kesimle diyalogdan uzak, sadece TC kökenli vatandaş ile diyalogda.
Ankara olarak ivedi şekilde özeleştiri yapmamız ve sonrasında Muhtarlarla yakalanan ortamı "Kıbrıslıyım" diyenlerle de yakalamamız lazım.
Bunun için bu kardeşlerimiz 500 kişilik gruplarla Külliye'de ağırlanmalı;
öncelikle dinlemeliyiz.
Neden Barış adı altında Rumculuk yapıldığını öğrenmeliyiz.
Sonrasında ise bir bütün olduğumuzu; kırmadan, dökmeden, incitmeden ve işaret parmağımızı sallamadan anlatabilmeli ve mutlaka onları ikna ederek tekrar kazanmalıyız.
Kıbrıs Türkü'nün olmadığı yerde Kıbrıs bizim için Girit'tir.
Sabih Samur, 23 Eylül 2015
Kod Adı TC Oluşumu
2 Temmuz 2015 Perşembe
GÜNDEM KIBRIS
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde iki söylem var ve insanlar bu söylemler arasında ciddi anlamda kümeleşmeye başladı.
"İKİ TOPLUMLU BİR ADA"
"İKİ EGEMEN DEVLETTEN OLUŞAN BİR ADA"
İki toplumdan bahseden KKTC'yi taksi gibi görüyor hedefe ulaşınca ineceği.
Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıslı tanımlarını kullanıyor.
74 öncesinde takılı kalmış, Rum sevdalısı; şarkılar, türküler söylüyor, kahveler içiyor.
İki Egemen Devleti savunan ise Out durumuna sokulmuş KKTC'ye sahip çıkmaya çalışıyor.
Devleti olmayanın, egemen olmayanın koruyacak namusunun kalmayacağının bilincinde. Şimdilik sert söylemlerde bulunmak istemiyor, henüz sokaklara inmemiş Ada'ya sahip çıkmak için.
Belki de faşist damgası yemekten çekiniyor.
Dedik ya şimdilik inmemiş sokaklara.
Görünen o ki Ada bir iki gün içinde çok şeylere gebe.
Devletini, dolayısıyla egemenliğini kaybeden halkların durumu ortada; Libya, Irak, Suriye...
Ada'nın Kurucu Unsuru ve Yılmaz Bekçisi Rauf Denktaş ve çizgisini takip edenler yapılması gerekeni biliyorlar ve yapacaklardır da.
Sabih Samur, 2 Temmuz 2015, İstanbul
Etiketler:
İki Toplum,
Kıbrıs,
Kıbrıs Davası,
Kıbrıs Türkü,
Kıbrıslı,
Kurucu Unsur,
Kuzey Kıbrıs,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,
Milli Egemenlik,
Rauf Denktaş,
Sabih Samur
30 Mayıs 2015 Cumartesi
KIBRIS DAVASI
Türkiye Cumhuriyeti'nin GİRİT DAVASI yoktur.
Çünkü GİRİT artık Türk değildir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin KIBRIS DAVASI vardır.
Çünkü KIBRIS TÜRKTÜR!
Sabih Samur
Ismail Eker Halkının %65 bunu kabul etmiyor
Alper Tenekeci Türkiye'nin Türk Kıbrıs dolayısıyla. Kıbrıs Davası vardır. Ve TÜRKİYE İLE BİRLEŞİNCEYE KADAR YANİ MİSAK-I MİLLİYE GİRENE KADAR DEVAM EDECEKTİR.
Yüce ATATÜRKÜN hayatta iken Hatay, musul, Kerkürk, oniki adalar, rodos, girit hatta batı trakya gibi bazı bölgeler için söyledikleri vardır.
"Bekleyin sırası gelecek" demişti.
Dolayısıyla değerli Sabih Samur kardeş TÜRKİYEMİN BU VE DAHA BİRÇOK YER İÇİN "DAVASI OLMALIDIR" DERMİYİZ?
Saygılar.
Atila Simsek KIBRIS ASLA GİRİT OLMAYACAK…
Girit’i kaybetmemizin hazin hikâyesi arkasında Yunan Megali İdeası ve emperyalist Avrupa devletlerinin politik ve ekonomik çıkarlarının bulunduğu bilinmektedir.
Dün Girit adası nasıl Osmanlı İmparatorluğu elinden alınmışsa, bugün de Kıbrıs aynı oyunlarla Türk’ün elinden alınmak istenmektedir. Avrupa, Kıbrıs’ı Yunanistan’a vermenin ve/veya Bağımsızlık örtüsü altında Yunanistan’a bağlamanın yollarını aramaktadır. Girit Osmanlı’nın elinden hangi Safalardan geçerek kopartılmışsa, bugün Kıbrıs da sözde bu medeniler tarafından, kibarca Avrupa Topluluğuna katılım, Annan planı vb. yollarla kopartılmak istenmektedir.
1830’lu yıllarda beri hiç değişmeden günümüze kadar gelen Yunanistan’ın “Türk Düşmanlığı” hikâyesi artık Türk Milletince çok iyi bilinmektedir. Bu düşmanlık Yunan devlet adamlarında bir isteri halindedir.
Kıbrıs’ın son yüzyılı vahşice işlenen cinayetler tarihi olmuştur. Bu kanlar sözde medeni Avrupa’nın ellerine bulaşmıştır. Ada’da vahşeti görmeyen kör gözler, 1974 Barış Harekâtı ile bile uyanmamıştır. 1974 yılındaki Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesi, Kıbrıs’ın Türkler açısından ikinci bir “Girit Faciası” olmasını önlemiştir.
1974 Barış Harekâtı sırasında Kıbrıs’ta bulunan bir Alman’ın “Yunanlıların kasaplığını insan zekâsı kavrayamaz” ifadesinde belirttiği gibi; bir aylık bebeklerden, doksanlık yaşlılara kadar katledilen Türk toplumu, sizin medeni Avrupa dediğiniz menfaatleri için dünyayı yakanlara pirim bırakmayacaktır.
Ve şunu iyi bilelim “KIBRIS ASLA GİRİT OLMAYACAKTIR”. Türk Milleti 1974 öncesini asla Kıbrıslı soydaşlarına yaşatmayacaktır.
Ancak, burada şunu vurgulamak istiyorum. TÜRKİYE’NİN daima bir GİRİT DAVASI da olacaktır ve olmalıdır.
Çünkü GİRİT artık Türk değildir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin KIBRIS DAVASI vardır.
Çünkü KIBRIS TÜRKTÜR!
Sabih Samur
Ismail Eker Halkının %65 bunu kabul etmiyor
Alper Tenekeci Türkiye'nin Türk Kıbrıs dolayısıyla. Kıbrıs Davası vardır. Ve TÜRKİYE İLE BİRLEŞİNCEYE KADAR YANİ MİSAK-I MİLLİYE GİRENE KADAR DEVAM EDECEKTİR. Yüce ATATÜRKÜN hayatta iken Hatay, musul, Kerkürk, oniki adalar, rodos, girit hatta batı trakya gibi bazı bölgeler için söyledikleri vardır.
"Bekleyin sırası gelecek" demişti.
Dolayısıyla değerli Sabih Samur kardeş TÜRKİYEMİN BU VE DAHA BİRÇOK YER İÇİN "DAVASI OLMALIDIR" DERMİYİZ?
Saygılar.
Atila Simsek KIBRIS ASLA GİRİT OLMAYACAK…Girit’i kaybetmemizin hazin hikâyesi arkasında Yunan Megali İdeası ve emperyalist Avrupa devletlerinin politik ve ekonomik çıkarlarının bulunduğu bilinmektedir.
Dün Girit adası nasıl Osmanlı İmparatorluğu elinden alınmışsa, bugün de Kıbrıs aynı oyunlarla Türk’ün elinden alınmak istenmektedir. Avrupa, Kıbrıs’ı Yunanistan’a vermenin ve/veya Bağımsızlık örtüsü altında Yunanistan’a bağlamanın yollarını aramaktadır. Girit Osmanlı’nın elinden hangi Safalardan geçerek kopartılmışsa, bugün Kıbrıs da sözde bu medeniler tarafından, kibarca Avrupa Topluluğuna katılım, Annan planı vb. yollarla kopartılmak istenmektedir.
1830’lu yıllarda beri hiç değişmeden günümüze kadar gelen Yunanistan’ın “Türk Düşmanlığı” hikâyesi artık Türk Milletince çok iyi bilinmektedir. Bu düşmanlık Yunan devlet adamlarında bir isteri halindedir.
Kıbrıs’ın son yüzyılı vahşice işlenen cinayetler tarihi olmuştur. Bu kanlar sözde medeni Avrupa’nın ellerine bulaşmıştır. Ada’da vahşeti görmeyen kör gözler, 1974 Barış Harekâtı ile bile uyanmamıştır. 1974 yılındaki Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesi, Kıbrıs’ın Türkler açısından ikinci bir “Girit Faciası” olmasını önlemiştir.
1974 Barış Harekâtı sırasında Kıbrıs’ta bulunan bir Alman’ın “Yunanlıların kasaplığını insan zekâsı kavrayamaz” ifadesinde belirttiği gibi; bir aylık bebeklerden, doksanlık yaşlılara kadar katledilen Türk toplumu, sizin medeni Avrupa dediğiniz menfaatleri için dünyayı yakanlara pirim bırakmayacaktır.
Ve şunu iyi bilelim “KIBRIS ASLA GİRİT OLMAYACAKTIR”. Türk Milleti 1974 öncesini asla Kıbrıslı soydaşlarına yaşatmayacaktır.
Ancak, burada şunu vurgulamak istiyorum. TÜRKİYE’NİN daima bir GİRİT DAVASI da olacaktır ve olmalıdır.
Etiketler:
Girit,
Kıbrıs,
Kıbrıs Davası,
Kıbrıs Türktür
3 Mayıs 2015 Pazar
KUZEY KIBRIS?
KKTC yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yerine bilinçli olarak KUZEY KIBRIS diyenin rengi bellidir. Asla Kırmızı Beyaz değildir.
Ada öncelikle orada yaşayanın yani KIBRIS TÜRKÜ'nündür.
Yavru, Ana'ya ne zaman diklenir ve neden diklenir?
Eğer Ana olarak bizler Evladımıza;
sadece jeopolitik durumundan dolayı önem verirsek,
onu eski savaş kitaplarındaki uçak gemisi olarak görmeye devam edersek,
Osmanlı'nın o dönem ki açmazlarından dolayı Adayı maalesef sözde kiralamasını ve sonraki yıllarda ona Hatay gibi sahip çıkamamamızı ve çok uzun yıllar sonra artık dayanılmaz noktada çok geç sahip çıkışımızı hatırlamamazlıktan gelip bir gün gecikmeli kurtarmışız gibi davranırsak,
Ve her vesile ile iki lafı bir araya getiremeyenlerin dahi "sizi biz kurtardık" ve ya "ben sizin için Kıbrıs'ta askerlik yaptım, nöbet tuttum" gibi gereksiz ve ucuz monologlara izin verirsek,
Yıllarca İngiliz'in Hindistan ve diğer ülkelerde ve özellikle Adalarda yaptığı modeli hiç değiştirmeden Büyükelçilik seviyesinde Türkiye olarak aynen tatbik edersek,
Paşabahçe zarar görüyor diye Ada Esnafının tabak, çanak satmasını, çiçek satmasını engellersek,
KTHY'yi hala neden ve nasıl kapatıldığını, iflas ettirildiğini bilir de bilmezden gelirsek,
Okumuşluk oranı yüzde yüz olan Kıbrıs Türkü'nü bilinçli olarak Devlet Memuru yapıp, "yiyin, için, gezin, eğlenin nasılsa biz maaşlar için bütçeyi Ana olarak gönderiyoruz" diyerek Adada ekonomik hiçbir adım atmazsak,
Politikacı ve Bürokratlara gerekli eğitim ve öğretimi vermeyerek onları kendi kaderlerine terk edip, tek söylemleri "asgari ücret daha da artmalı" dedirterek Adanın en büyük istihdamı Konfeksiyon ve Tekstil Sanayini bitirtirsek,
Esnafın ve diğer sektörlerin asla yararlanmadığı, Turizm sektörünü gündüzden geceye yani Kumar Hotelciliğine çevirirsek...
Evet işte bunları yaparsan Ana olarak sana diklenir bu Yavru.
O halde çok zorlu bir süreç var önümüzde.
Yeni iki nesle ihtiyaç var.
Yeni değil özeleştirisini yapmış radikal ve şefkatli bir Ana.
Kendini Adalı değil Kıbrıs Türkü olarak tanımlamaktan ve bununla gurur duyan,
sahip olduğu Bağımsız Devletinin adını gururla söyleyebilen yeri geldiğinde Türkiye'yi dahi yapıcı olarak eleştirecek, sahip çıkacak,
beynini Devlete kapağı atmak modundan çıkartacak, atılımcı, tüccar, işadamı, girişimci bir Yavru.
Yepyeni bir Nesil.
Zor değil birlikte başaracak ve tüm dünyanın da KKTC'yi tanımasını sağlayacağız.
Sabih Samur
2 Mayıs 2015
Etiketler:
Anavatan,
DORUKTÜRK KKTC,
Kıbrıs,
KKTC,
KTHY,
Kuzey Kıbrıs,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,
Sabih Samur,
Yavruvatan
28 Mart 2015 Cumartesi
"Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu Ada bizim için çok önemlidir.”
Etiketler:
Kıbrıs,
Kıbrıs Türktür,
Mustafa Kemal Atatürk
20 Temmuz 2014 Pazar
KOLPACI DEĞİL HARBİ OLDUĞUMUZ GÜNLERDEN...
Dün Ecevit vardı, Erbakan vardı, adam gibi Komutanlar vardı.
Kararlılık vardı.
Kıbrıs Türk'tü ve Türk kalmalıydı.
Ve işte bu kararlılıkla Atatürk'ün yol haritası yerine getirildi.
Bugün ise Dümenci olduk, Fırıldak olduk, Kaypak olduk.
Beş dakika önce timsah göz yaşları döktüğümüz, Gazze için dümenden kükrediğimiz kameraların önünde bu defa selfie yapıyor ve günün sözde sanatçılarıyla gülücükler atıyoruz.
Bugünler mutlaka geçecek.
Bu ülke layık olduğu yöneticileri tekrar bağrından çıkartacaktır.
Ve 1939'da Hatay, 1974'te Kıbrıs nasıl tekrar Türk olduysa son hedef olan Musul ve Kerkük'te tekrar Türk olacaktır.
Bunu da yine bir Türk oğlu Türk yapacaktır.
Derin saygılarımla
Sabih Samur 20 Temmuz 2014
Etiketler:
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı,
Bülent Ecevit,
Hatay,
Kerkük,
Kıbrıs,
KKTC,
Mustafa Kemal Atatürk,
Musul,
Necmettin Erbakan,
Sabih Samur
9 Nisan 2014 Çarşamba
Kıbrıs Türktür ve Türk Olarak Kalacaktır
Etiketler:
Çözüm Süreci,
Kıbrıs,
Kıbrıs Türktür,
KKTC,
Sabih Samur
29 Mart 2014 Cumartesi
BİZİM YOLUMUZ BELLİ!
Bizim yolumuz belli;
Dünya var oldukça, adında "Türk" ifadesi bulunan, Türkiye'den sonra ikinci devlet KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ var olacaktır.
Türk Askeri de orada olacaktır.
KKTC sorumluluk ve görev alanımız dahilindedir.
Sabih Samur
"Kıbrıs'a Dikkat Ediniz"
Atam talimat vermişti; "Kıbrıs'a Dikkat Ediniz."
Atam emir tekrarı yapıyorum.
Bizler tüm unsurlarımızla Kıbrıs'a dikkat ediyoruz.
Her türlü olumlu ve olumsuz gelişmeyi not alıyor; tedbir planlarımızı hazırlıyoruz.
Arz ederiz.
Kıbrıs Sevdalıları
4 Şubat 2013 Pazartesi
KIBRIS MI, ALANYA MI?
Bu başlık öyle bir başlık ki, nereye çekersen oraya gider, Türkçe’miz gibi.
Turizm ile ilgili yazabilirsin, iklim benzerliği ile yazabilirsin belki şive ve lehçe benzerliğinden dem vurabilirsin, o da olmazsa jeopolitik öneminden bahsedebilirsin.Hiçbiri olmazsa ortaya güzel bir karışık yaptırırsın afiyetle yersin.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; Sevgili Alanya doğumlular (sonradan Alanyalı olanlar hariç), bu başlığı gerçekten anlamak istiyorsanız bir hafta sonu kıyın paracığınıza, atlayın deniz otobüsü veya uçağa gidin yavru vatan Kıbrıs’a.
Mutlaka bir Kıbrıslı ile sohbet edin. Size sıcak kanlı davranmayacak olsalarda siz ona “ Napan be gardaş?” deyin, o anlayacaktır.
Ekmeğinden yiyin, suyunu için.
Şeftali Kebabı’ndan tadın.
Molehiya nedir ? Sorun. Bulabilirseniz tadın.
Hellim peyniri satın alın.
Kereviz ve Enginardan nefret ediyor olabilirsiniz ama lütfen ada versiyonunu deneyin.
Artık karnınız doyduğuna göre araştırmaya başlayın bakalım:
İnmiş olduğunuz havaalanının adı neden Ercan?
Kumsal dediğimiz mevkiide size gezdirilecek olan evin banyosundaki küvetin rengi neden soluk Kırmızı?
Banyonun tavanındaki insan beyni parçalarını hangi kuvvet bunca yıla rağmen ve o sıcağa rağmen tutabiliyor ve ne işi var o parçaların orada?
İnşallah vaktiniz kalmıştır. Binin bir Mercedes taksiye Taşkent adlı kasabamıza gidin.
Kahvesinde çay içip sohbet edin. Ama genç nesil ile değil 50 yaş ve üstü ile. Size fotoğraflarla dolu müzeciklerini gezdirsinler. Diaspora değil gerçek katliamı gözlerinizle görün ve bunu Alanya’mıza döndüğünüzde dünyanın dört bir tarafında yaşayan Alanyalılara ve uzaktan yakından kendini Alanyalı hisseden tüm dostlarınıza anlatın, çektiğiniz fotoğrafları e-posta ile gönderin.
Moraliniz bozulmuş durumda ama gururla bindiğiniz (çünkü bu yaşanan kötü günlere rağmen Taşkent hala bizim) taksinizin arka koltuğunda göz yaşlarınızı silerken toparlayın kendinizi ve gür bir ses ile Girne’mizi görmek istiyoruz deyin şoför beye.
Neden yapılma gereği duyulmuş ve kimler tarafından yapılmış bu gezdiğiniz Girne Kalesi ? Araştırın.
Şoföre neden bize kara veya kara sakal dendiğini ona kızmadan sorun.Dinleyince hak vereceksiniz.
Dönüpte geldiğinizde Alanya’mıza “Ulan uyduk, bu Sabih’in aklına gittik ta oralara” demeyin veya deyin.
Ama biraz etkilendiyseniz ve benim verdiğim mesajı alabildiyseniz arayın başbakanınızı ve ona deyin ki
“Sn. Başbakanım sen ne kadar bizimsen “Git adanda politika yap” dediğin Rauf Denktaş’ta o kadar bizim”Biz etle kemiğiz.
Alanya’da bizim,Kıbrıs’ta bizim, Diyarbakır’da bizim.Çok entel dantel değilseniz içinizde birazcık milli duygularınız hala varsa KKTC’den getirdiğiniz Türk Kahvenizi içerken bir sorun kendinize bakalım; Kıbrıs mı? Alanya mı?
Nasıl ama yaptığım, ortaya karışık lezzetliydi değil mi?
KAYNAK: www.dorukhaber.com
Etiketler:
Alanya,
DORUKHABER,
Ercan Havaalanı,
Hellim Peyniri,
Kıbrıs,
KKTC,
Molehiya,
Sabih Samur,
Şeftali Kebabı,
Taşkent
7 Mayıs 2012 Pazartesi
20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI
|
20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK
BAYRAMI
..: 22.07.2007:.. | |||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||
| Kıbrıs Sevdalısı olarak
gönülbağı ile bağlı olduğum adamızın,yavru vatanımızın ve orada yaşayan sevgili
Kıbrıs Türk'ümüzün ve KKTC'mizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla birlikte 20 TEMMUZ
BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI'nı kutluyorum. Evet sevgili okuyucularım maalesef bu onurlu harekât 11 yıl gecikmeli olarak yapılabildi. Kıbrıs Türkü 1963 yılından 1974 Temmuz'una kadar bizleri yani anavatanı bekledi, beklemek zorunda kaldı. Sizleri fazla detaya boğmadan kısaca nereden nerelere gelindi ve neden müdahale ettik? Kısaca bilgi vermek istiyorum. -1959 YILINDA İMZALANAN ZÜRİH VE LONDRA ANLAŞMALARININ DEVAMINDA, 1960 YILINDA KIBRIS CUMHURİYETİ KURULMUŞTUR. -DÜNYANIN EN UZUN ANAYASALARINDAN BİRİ OLAN, 199 MADDEDEN OLUŞAN KIBRIS ANAYASA’SI İLE İKİ EŞİT TOPLUMUN BİRLİKTE YÖNETECEKLERİ BİR DEVLET YARATILMIŞTIR. -FAKAT RUMLAR KIBRISLI TÜRKLERİ HİÇBİR ZAMAN ORTAKLARI OLARAK GÖRMEDİLER. KIBRIS CUMHURİYETİ ANAYASASININ KIBRISLI TÜRKLERE VERMİŞ OLDUĞU EŞİTLİK HAKLARINI HİÇBİR ZAMAN KABUL ETMEDİLER. -DURUMUN CİDDİYETİ 22 KASIM 1962 GÜNÜ TÜRKİYE’YE RESMİ BİR ZİYARET YAPAN KIBRIS CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI MAKARİOS’UN, “KIBRIS CUMHURİYETİ ANAYASI’NIN KIBRISLI TÜRKLERE VERMİŞ OLDUĞU HAKLARIN ÇOK FAZLA” OLDUĞUNU İFADE ETMESİ İLE ANLAŞILDI. -MAKARİOS 30 KASIM 1963 GÜNÜ ANAYASA’DA DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEDİĞİ 13 MADDEYİ RESMEN AÇIKLADI. DEĞİŞTİRİLMESİ İSTENEN MADDELERİN ÇOĞU TÜRK TOPLUMUNUN EŞİTLİĞİNİ VURGULAYAN MADDELERDİ. -BU TEKLİFİN REDDEDİLMESİ ÜZERİNE EOKA TARAFINDAN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNU YOK ETMEK İÇİN AKRİTAS PLANI UYGULANMAYA BAŞLANDI. -KIBRIS TÜRK MAHALLELERİNE, TÜRKİYE CUMHURİYETİ BÜYÜKELÇİLİĞİNE SİLAHLI SALDIRIDA BULUNULDU. -21 ARALIK KANLI NOEL SALDIRISI İLE TÜRK ALAYINDA GÖREVLİ BNB.DR. NİHAT İLHAN’IN EŞİ VE İKİ ÇOCUĞU BUGÜN “BARBARLIK MÜZESİ” OLARAK KULLANILAN EVDE BANYO KÜVETİNİN İÇİNE SOKULARAK ÖLDÜRÜLDÜ. -146 TÜRK ÖLDÜRÜLDÜ, 103 TÜRK KÖYÜ YAKILARAK 27.000 TÜRK GÖÇMEN DURUMUNA DÜŞÜRÜLDÜ. 1963 OLAYLARININ HUKUKİ BAKIMDAN EN ÖNEMLİ SONUCU, 1960 ANAYASASI İLE YÖNETİMDE İKİ TOPLUM ARASINDA KURULAN DENGEYİ, RUMLARIN SİLAH ZORU İLE YIKMIŞ OLMASIDIR. BÖYLECE 1960 YILINDA KURULAN KIBRIS CUMHURİYETİ, RUMLARIN ENOSİS HEDEFİNDEN VAZGEÇMEMELERİ NEDENİYLE ANCAK 3 YIL YAŞAMIŞ VE 1963’DE RUMLAR TARAFINDAN YIKILMIŞTIR. Evet onbir yıldır geciktik dememin sebebi sanırım daha iyi anlaşılmıştır.Allah, rahmetli Ecevit ve o dönemki tüm emeği geçenlerden razı olsun. İsterseniz bu yazı farklı olsun! Bırakın sizi harekat öncesine edebiyat yolculuğunda götüreyim. "Orbay Deliceırmak'ın DOKUZU BEŞ GEÇE (1967) kitabında "Mısralarımı saat 9'u 5 geçe de durmayanlara sevgiyle sunarım"diyor ve önsöz olarak ve Atatürk'ün ağzından Türkiyelilere sesleniyor: Siz hâlâ 9'u 5 geçede duruyorsunuz Benim bıraktığım noktada Sizde bu tembellik varken Daha çok bekler o Güneydeki ada. Orbay'a göre Kıbrıs Türk'ünün her biri bir pusuladır; çünkü kendilerini bildiler bileli hep Kuzeye bakıyorlar. "Sen bana Anamdan daha yakın Sen bana Benden yakın" diyerek Türkiye'ye verdiği değeri yineliyor. Ama n’oldu çürümüşse cesetlerimiz Biz şuna inanıyoruz ki yine gelecek jetlerimiz .......................................................... Düşmanın öldürdüğü de ne Bizi asıl Türkiyesizlik öldürür. Tüm bu sömürge çocuğunun seslenişleri bir sevgiyi ve saygıyı içerir. Anavatana karşı sabretmeyi ve ümitli olmayı önerir. Çünkü kendi diliyle "Ağaçlar bekleye bekleye büyümektedir." Erenköy Savaşları denince akla Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel gelmektedir. Kıbrıs Türk Halkı'nın Topel'e karşı duyduğu sevgi, ulusal direnişin bir itici gücü olmuş, Rum barbarlığının belleklerde daha da somutlaşmasına yol açmıştır. Erenköy Direnişi'nin Kıbrs Türk Edebiyatı'ndaki izlerini Özker Yaşın'ın YÜZBAŞIM şiirinden birkaç dize ile sonlandıralım: Yüzbaşım, Kahraman Yüzbaşım Şimdi cennetin yeşil bahçelerinde Seni karşılayan şehitlerimize Selam söyle Yüzbaşım, selâm söyle, Cennetin yeşil bahçelerinde Kucakla şehitlerimizi teker teker Öp yanaklarından Doktor İlhan'ın yavrularını Ayvasıl'dan küçük Ayşe'yi Arpalık'tan İsmail Musa'ya selâm söyle Selâm söyle Hüseyin Ruso'ya, Salahi Şevket'e Yollardan evlerden alınıp götürülen O mezarsız ölülerin cümlesine selam söyle. Evet sevgili okuyucularım bu senede böyle anılarla kutlayalım istedim 20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI'mızı. Bu vesileyle kaynak olarak yararlandığım Ali Nesim'in "Kıbrıs Edebiyatında sosyal konular" adlı kitabını ve aşağıda yer alan diğer kitapları mutlaka tedarik edip okumanızı önemle rica ederim. -Mümtaz Soysal,”Aklını Kıbrıs'la Bozmak” Bilgi Yayınevi. -Ufuk Büyükçelebi, “İhanet Yorgunu Denktaş” Birharf. -İsmail Tansu, “Aslında Hiç kimse Uyumuyordu” Minpa Matbaacılık En içten sevgi ve saygılarımla Sabih Samur .... | |||||||||||||||||||||
Bu yazı 645 kere
okunmuştur.
| |||||||||||||||||||||
Etiketler:
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı,
Dr. Fazıl Küçük,
Erenköy Direnişi,
İsmail Tansu,
Kıbrıs,
KKTC,
Mümtaz Soysal,
Orbay Deliceırmak,
Özker Yaşın,
Rauf Denktaş
Görmeden sevmek, konuşmadan saygı duymak ve Dinç Akal
|
Görmeden sevmek, konuşmadan saygı
duymak ve Dinç Akal
..: 30.04.2007:.. | ||||||||||||||
|
| ||||||||||||||
| Mehmet Akif Ersoy, Ziya
Gökalp, Mümtaz Soysal veya yine çok sevdiğim Sait Faik Abasıyanık… Düşününce ilk
aklıma gelen isimler. Tanışma şansımın olmadığı ve olamayacağı (Sn. Mümtaz Hoca
hariç) bu isim ve temsil ettiği fikir, kişilikleri bilmem anlatmaya gerek var
mı? Mehmet Akif, kış günü ceket ile dolaşan palto alacak parası dahi olmayan ama yüreğindeki vatan sevgisi ile Türkiye’yi Türkiye yapan kilometre taşlarından bir nefer. Ziya Gökalp,büyük düşünce adamı, şair VATAN Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur, Köylü anlar manasını namazdaki duanın. Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kuran okunur, Küçük,büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın… Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın! Bir ülke ki toprağında başka ilin gözü yok, Her ferdinde mefkûre bir, lisan, âdet, din birdir… Mebusanı temiz, orda “Boşo”ların sözü yok, Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın! Bir ülke ki çarşısında dönen bütün sermaye, Sanatına yol gösteren ilimle fen Türkündür. Hırfetleri birbirini daim eder himaye; Tersaneler, fabrikalar, vapur, tren Türkündür; Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın! Yeni Hayat’ta yayımlanan bu şiirle ne güzel mesaj vermiş Ziya Gökalp vatanı olduğunu zanneden vatansızlara. Okumaktan müthiş zevk aldığım ve huzur bulduğum Sait Faik ise anlatılmaz, okunarak yaşanır. Mümtaz Soysal, Kıbrıs’a bedeli “pahalı” bir macera ya da bir “kambur” gibi değil, Türk dış politikasına anlam ve onur katan “değerli bir unsur olarak bakan, Milletvekilliği ve Dışişleri Bakanlığı yapmış dava adamı. Bu değerli kişilerin hiçbirini göremedim ve doğal olarak konuşma şansına da erişemedim. Gel gör ki konuşmadığın halde düşüncelerine saygı duyabiliyor, görmediğin halde sevgi besleyebiliyorsun. “Sevgili dost. Yazını geç okudum. Fikirlerin zaten benim için hep sıcacık. Cumhurbaşkanı konusunda H.Çetin iyi bir örnek. Kendisini yakından (DPT) tanırım. Ben ise Onur Öymen'i uygun bulurum. Sevgiler” Dinç Akal Türkiye’nin bir çok ilinde görüştüğüm, yazıştığım dostum var, Alanya’da da olduğu gibi. Lakin hiç tanışma fırsatım olmadığı, sesini dahi duymadığım ama dostum olduğunu bildiğim saygı ve sevgi duyduğum bir ağabeyim var Alanya’da. Evet, Dinç Akal. Türklüğe ve Türkçe’ye katkılarından ve en önemlisi dostluğundan dolayı teşekkürler Dinç Ağabey..... | ||||||||||||||
Bu yazı 684 kere
okunmuştur.
| ||||||||||||||
Etiketler:
Dinç Akal,
Kıbrıs,
KKTC,
Mehmet Akif Ersoy,
Mümtaz Soysal,
Sabih Samur,
Sait Faik Abasıyanık,
Yeni Alanya Gazetesi,
Ziya Gökalp
6 Mayıs 2012 Pazar
KAMUOYUNA DUYURULUR !
|
KAMUOYUNA DUYURULUR !
..: 10.02.2007:.. | |
|
| |
| Petrol Mühendisleri Odası,
TBMM'de görüşülerek yasalaşan Petrol Kanunu ile ilgili 18 Ocak 2007 tarihinde
bir basın açıklaması yaptı. BASINA VE KAMUOYUNA TBMM'de görüşülerek yasalaşan Petrol Kanun'u ile ilgili olarak TMMOB Petrol Mühendisleri Odasının görüşleri aşağıda verilmiştir. 1- TBMM'den geçen Kanun ile yabancı devletlerin doğrudan doğruya veya idaresine hakim olacak şekilde mali ilgileri veya menfaatleri bulunan hükmü şahıslar ile yabancı devletler adına hareket eden şahısların, petrol hakkına sahip olmalarını, petrol ameliyesi yapmalarını, buna dayanarak menkul ve gayri menkul satın almalarını yasaklayarak bu yasağa istisna tanıma hakkını Bakanlar Kuruluna veren eski Kanun'un ilgili maddesi yeni Kanun'dan çıkarılarak petrol arama ve üretim faaliyetinde bulunmak isteyen yabancı devletlerin taleplerinin milli menfaatlere uygun olarak değerlendirilmesi imkânı ortadan kaldırılmıştır. Bu anlayışla ülkemizdeki rezervlerin, stratejik olarak kendi siyasal anlayışına göre kontrol altında tutulmasını sağlamayı arzu eden yabancı devletlerin müracaatının Bakanlar Kurulu tarafından değerlendirilmesi koşulu ortadan kaldırılmış, ülke yararını gözetme anlayışı terk edilmiştir. Yabancı ülkeler adına faaliyet gösteren şirketlerin ve şahısların diğer şirketler üzerinde siyasal ve ekonomik olarak etkin bir politika izlemesinin önü açılmıştır. Bu durumda kamu ve ülke menfaatlerini gözetmek anlayışından vazgeçilip ülke çıkarlarının ikinci plana atıldığı açıkça ortadadır. 2- Ülke petrol aramacılığına katkıda bulunmak amacıyla petrol sektörünün en riskli bölümü olan arama fazında yapılması gerekli teşvik ve destekler yerine üretim aşamasında Devlet hissesinden yapılan indirimlerle üreticilere teşvikler verilerek yanlış politika uygulanmasına yol açılmıştır. 3- Geçmiş dönemlerde yatırım yapılarak o günün şartlarına göre geliştirilen sahalardan üretilen petroller dahil olmak üzere Devlet hisselerinde yapılan önemli oranlardaki indirimler Devletin milyonlarca dolarlık ciddi kayıplarına neden olacaktır. 4- Şirketlerin alabilecekleri arama ruhsatı sayındaki tüm kısıtlamalar kaldırılarak istendiğinde tek bir şirketin tüm ruhsat alanlarını kapabilmesinin önü açılmıştır. 5- Üretim sahalarının kullanılmasında eski Kanuna göre şirketlere uygulanan 40 yıl üretim hakkı sınırlamasının kaldırılarak sahanın sınırsız süre ile şirketlere bırakılması Devlete geçebilecek bir hakkın önlenmesi sonucunu doğurarak kamu zararı oluşmasına neden olacaktır. 6- Petrol üretiminden alınan Devlet Hissesinin % 50'sinin üretimin yapıldığı ilin il özel idaresine bırakılması mali uygulamalarda olması gerekli eşitlik temel ilkelerine aykırıdır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur. Emre ÖZGÜR Genel Sekreter PMO Yönetim Kurulu Adına SABİH SAMUR YORUMU İnsan üzülüyor.Göz göre göre memleketin bütün mal varlıkları özelleştirme adı altında takdim ediliyor müttefiklerimize (?). Bir ülke değerinin sınırsız süre ile kullanıma verilmesi; o değerin artık ilelebet bize ait olmadığı anlamına gelmektedir. Kıbrıs'ı 99 yıllığına İngilizlere kiralama veya kullanım adı altında veren zihniyet ne ise şu an ki zihniyet de odur.Ve iddia ediyorum CHP ve/veya diğer muhalefet partileri bu yasa için iptal başvurusunda bulunup başarılı olamazlarsa, bu yasayı çıkartanlardan tarih hesap soracaktır. Bu olay affedilemez!!! Cumhurbaşkanı Sezer sanırım dün konuya müdahale etti.Umarım kaygılarımız giderilir. ÇARPIK ANTENLERE ): Tam bağımsız bir Türkiye “Tam bağımsız bir Türkiye” ne hoş ve güzel bir slogan değil mi? Bu slogan güzel olmasına güzel de böyle bir şeyin bugünkü dünya da gerçekleşmesi mümkün mü? ….. Türkiye askeri teknolojisinin yüzde seksenini ABD’den yada dışarıdan alırken, enerjisinin yüzde seksen beşini başka ülkelerden temin ederken, kalkınmasını sağlayan ihracatını da tüm dünya ülkelerine yaparken, “Tam bağımsız bir Türkiye” masalına kim inanır ki? Böyle bir şey mümkün mü? Bu çarpık ve inançsız (ülküsüz) ifadeler Sn. Sami Çaycoşar büyüğümüze ait. Bizim F-35 yazımızın da ana teması buydu; kendi sanayisini kurması gereken, her türlü uluslararası çıkar ilişkilerinde en iyi şekilde kendi çıkarlarını koruyabilen bir Türkiye. Sivas ve Erzurum’da Amerikan Mandacılığını ret kararı almamızın sebebi bu zihniyetti.F-35 yazımız reytinge kurban gitti….... | |
| Bu yazı 644 kere okunmuştur. | |
Etiketler:
F-16,
F-35,
Kıbrıs,
KKTC,
Petrol,
Sabih Samur,
Sami Çaycoşar,
TBMM,
Yeni Alanya Gazetesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













