DORUKTÜRK TV

11 Eylül 2017 Pazartesi

Benim Bakanımı Yargılamak Benim İşim



Bu arada yeri gelmişken;
Benim Bakanımı yargılamak benim işim. Ben TC isem ve tam Bağımsız isem bu böyle olur.
Diğer türlü horozun olmadığı yerde herkes horoz olur.
Dışarıya karşı biz bir bütünüz.
Benim Bakanımı ABD veya başka bir ülkenin yargılamasını ve bu sebeple tutuklanmasını dillendirmek, sıcak bakmak, onaylamak akıl tutulmasıdır.
Sabih Samur olarak asla sıcak bakmıyorum.
Günü geldiğinde suç ispat edilirse benim devletim gereğini yapar.
Hiçbir kurum, makam ve kişi devletimden üstün değildir.


Sabih Samur

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR!



"Ne işimiz var Amerika'da, neden randevu isteniyor görüşmek için?"
demiştim, yazılarımı takip edenler hatırlayacaktır.
Gelinen nokta ortada.
Bu saatten sonra Türkiye tüm dış temasları BM toplantıları dahil kesmelidir.
AB ile ilgili tüm temasları Merkel'den açıklama beklemeden dondurma kararı almalıdır.
Taş yerinde ağırdır.
Atatürk Cumhurbaşkanı olduktan sonra hiç kimsenin ayağına gitmemiştir. Türkiye'ye gelenleri de kibirsiz, diplomatik çerçevede karşılamış ve ağırlamıştır.
Hükümet ve Cumhurbaşkanı tüm kararlarını revize etmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devletini hiçbir makam ve kişinin küçük düşürme gibi bir lüksü olamaz, olmamalı.
Bir Pazartesi hatırlatması olsun diyelim ve geçelim.


Sabih Samur, 11 Eylül 2017 TÜRKİYE

6 Eylül 2017 Çarşamba

Oğlum Siz ne ayaksınız?

Kuzey Kore Trump'a sülaleni belleyeceğim diyor...
Trump ne yapıyor?
Güney Kore'ye Milyarlarca Dolarlık SİLAH SATIŞI için onay veriyor  :)
Oğlum siz ne ayaksınız?
Bizim Dışişlerini de meşgul ediyorsunuz bayram bayram.
Yok Nota filan...

Aziz Türk Milleti kararını verdi



Aziz Türk Milleti kararını verdi

Allah ile kul arasına giren ve inancımızdan nemalanan, birer ticari kurum gibi çalışan tarikatlara tepkiler çığ gibi büyüyor...
Ve ilginç olan tepkiler sol kesimlerden değil muhafazakar kesimden geliyor...

Banane Akşener'den banane Gül'den!

Türkiye hiç olmadığı, hiç yaşanmadığı kadar yoksulluğa, çaresizliğe, ekonomik darboğaza sürüklenmişken, dost ve müttefik gözüken ülkeler kuyumuzu tam gaz kazmaya devam ederken,

NATO'ya bağlı olmamıza rağmen adımız gibi eminizki aynı NATO kıldan tüyden bahanelerle zayıf olduğumuzu düşündüğü an müdahaleye hazırlanırken bizler mevcut iktidarı gönderebilmek uğruna yeni kahramanlar, yeni liderler yaratmaya çalışıyoruz.
Bir Meral Akşener markası yaratmaya çalışılıyor.
Bizzat kendisi bile bundan rahatsız.
Doğal, naturel hali ile yelkenlerini dolduran Sn. Akşener şu an verilen orantısız güçteki suni rüzgar ile yelkenlerİ parçalanmak üzere...
Hazırda bekletilen ve ne amaçla bekletildiği ve kime hizmet edeceği de meçhul olan bir Abdullah Gül Projesi her daim ısıtılmış vaziyette servise hazır bekletiliyor...
Sn. Cumhurbaşkanı ise artık kendisinden başka hiç kimseye güvenmez bir ruh halinde.
Herkese şüphe ile yaklaşıyor.
Mevcut Başbakan bile çok kısa bir sürede "ülkenin bekası" gerekçesi ile yerini tekrar Davutoğlu'na bırakabilir.
Tüm bunlar memleketimde yaşanırken ve hala lider aramak yerine kimsenin aklına meclis dışı muhalefetinde yer alacağı MİLLİ BİRLİK HÜKÜMETİ oluşturmak gelmezken aziz ülkem ABD ile savaşa hazırlanıyor...


HENDEK ÇATIŞMASI ve BUGÜN

Diyarbakır Sur'da yaşanan ve tarihe İkinci Hendek Savaşı olarak geçen aslında karşımızda US ARMY'nin olduğu ve TC'nin kazandığı bir savaş!
Bugün ise deplasmanda rövanşa hazırlanılıyor.
Hem de ölümüne!
Ne zaman biteceği bilinmeyen, kimlerin dahil olacağı meçhul çok büyük bir savaş!
Ama adı OPERASYON olacak!

İşte ülke bu gerçekle yüzyüze iken banane Akşener'den
banane Gül'den!
Ben yeni, şişirilmiş, mucize beklenen lider adayları, kurtarıcılar istemiyorum!
Onları her dakika gündemine taşıyanları da şaşkınlıkla izliyorum.
Yazdığım bu tablo ile kimse ilgilenmiyor mu?
Haberdar mı değiller?
Bilmiyorum.
"Herkesin aklı kendine, banane" demek istiyorum, diyemiyorum.
Çünkü hazır olmamız gerekiyor.
Mevcut sistem ve partilerle bu sorunu çözmemiz, diyalog içinde olmamız, mucize beklemek, kurtarıcı beklemek yerine BİZ çözüm üretmeliyiz ve mutlaka üreteceğiz.

Uyumuyoruz

Sabih Samur, 6 Eylül 2017 TÜRKİYE


2 Eylül 2017 Cumartesi

MENZİL ve SÜLEYMANCILAR?

Geçenlerde vatsap denen zımbırtıdan bir mesaj geldi. Çok eski bir arkadaşımız. Yıllar sonra bize ulaştı. Ve sürekli haber ve duyumlar paylaşıyor...
Son ricası ilginçti.
Emekli F-16 pilot bir Binbaşı ve yıllardır THY'de Dış Hatlarda uçuyormuş.
Arkadaşımıza diyor ki Allah aşkına beni buradan kurtarın.
Özel bir hava yoluna geçmeme yardımcı olun.
Konu enteresan geldi ve aradım. Emekli Subay kardeşimiz tam bir vatan sevdalısı Atatürk Milliyetçisi.
Sabih Bey "kanıma dokunuyor" dedi.
Koskoca devlet teşekkülü Türk Hava Yolları tarikatların, cemaatlerin eline geçmiş durumda. Artık dayanamıyorum. Yüzlerce yolcunun canı bana emanet ama benim ruh halim berbat! Sinirlerim yıpranmış durumda.
Menzil Grubu tamamen yönetimde.
Telefonu kapattıktan sonra bir yarım saat öyle kaldım.
Hükümetim ve Cumhurbaşkanım FETÖ ile mücadele edildiğini ve asla bir daha bu tip yapılanmalara izin verilmeyeceğini, artık kandırılmayacaklarını söylüyorlardı.


Peki BUNLAR KİM?

Ayyuka çıkmış olan MENZİL ve SÜLEYMANCILAR kim ve kimlerin yol vermesi ile Devleti tekrar paralel olarak ele geçiriyorlar?
Sn. Cumhurbaşkanım, mücadele sadece FETÖ ile mi?
Yoksa Atatürk'ün yaptığı gibi top yekün mücadele gerekmiyor mu?
Bu ülkeyi şeyhler, dervişler, müritler mi yönetmeye başladı?
Onlar yönetiyorsa Hükümet ne iş yapıyor?
Bu fotoğraftaki kim?
Neyse Bayram sonrası anlaşılan yapılacak çok iş var.


2 Eylül 2017 TÜRKİYE

Sabih Samur
Büyük Türkiye Partisi
Genel Başkan Yardımcısı