DORUKTÜRK TV

İsmail Tansu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Tansu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2015 Pazartesi

UYUMUYORUZ

Sabih Samur

sabihsamur735@hotmail.com

"TC düşmüş kendi derdine", "Bu esnada ne yapabilirsek onu yaparız" düşüncesinde olan kendini Kıbrıslı diye tanımlayan ve asla Kıbrıs Türkü olduğunu kabullenmeyen bir avuç fırıldağadır bu mesaj!

Ey Fırıldak, Dün uyumayan sence bugün uyur mu?
Dün bayrağı indirmeye çalışan puştu şakağından vuranlar; vurmak için savcıdan, yargıçtan olur mu aldı sence?
Ada, "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" sığlığında değildir.
Adanın suyu derindir.
Uyumadığımız gibi adamın uykusunu da kaçırırız çok şükür.

Kod Adı TC


7 Mayıs 2012 Pazartesi

20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI

20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI
..: 22.07.2007:..

Kıbrıs Sevdalısı olarak gönülbağı ile bağlı olduğum adamızın,yavru vatanımızın ve orada yaşayan sevgili Kıbrıs Türk'ümüzün ve KKTC'mizin tüm kurum ve kuruluşlarıyla birlikte 20 TEMMUZ BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK BAYRAMI'nı kutluyorum.
Evet sevgili okuyucularım maalesef bu onurlu harekât 11 yıl gecikmeli olarak yapılabildi. Kıbrıs Türkü 1963 yılından 1974 Temmuz'una kadar bizleri yani anavatanı bekledi, beklemek zorunda kaldı. Sizleri fazla detaya boğmadan kısaca nereden nerelere gelindi ve neden müdahale ettik? Kısaca bilgi vermek istiyorum.
-1959 YILINDA İMZALANAN ZÜRİH VE LONDRA ANLAŞMALARININ DEVAMINDA, 1960 YILINDA KIBRIS CUMHURİYETİ KURULMUŞTUR.
-DÜNYANIN EN UZUN ANAYASALARINDAN BİRİ OLAN, 199 MADDEDEN OLUŞAN KIBRIS ANAYASA’SI İLE İKİ EŞİT TOPLUMUN BİRLİKTE YÖNETECEKLERİ BİR DEVLET YARATILMIŞTIR.
-FAKAT RUMLAR KIBRISLI TÜRKLERİ HİÇBİR ZAMAN ORTAKLARI OLARAK GÖRMEDİLER. KIBRIS CUMHURİYETİ ANAYASASININ KIBRISLI TÜRKLERE VERMİŞ OLDUĞU EŞİTLİK HAKLARINI HİÇBİR ZAMAN KABUL ETMEDİLER.
-DURUMUN CİDDİYETİ 22 KASIM 1962 GÜNÜ TÜRKİYE’YE RESMİ BİR ZİYARET YAPAN KIBRIS CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI MAKARİOS’UN, “KIBRIS CUMHURİYETİ ANAYASI’NIN KIBRISLI TÜRKLERE VERMİŞ OLDUĞU HAKLARIN ÇOK FAZLA” OLDUĞUNU İFADE ETMESİ İLE ANLAŞILDI.
-MAKARİOS 30 KASIM 1963 GÜNÜ ANAYASA’DA DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEDİĞİ 13 MADDEYİ RESMEN AÇIKLADI. DEĞİŞTİRİLMESİ İSTENEN MADDELERİN ÇOĞU TÜRK TOPLUMUNUN EŞİTLİĞİNİ VURGULAYAN MADDELERDİ.
-BU TEKLİFİN REDDEDİLMESİ ÜZERİNE EOKA TARAFINDAN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNU YOK ETMEK İÇİN AKRİTAS PLANI UYGULANMAYA BAŞLANDI.
-KIBRIS TÜRK MAHALLELERİNE, TÜRKİYE CUMHURİYETİ BÜYÜKELÇİLİĞİNE SİLAHLI SALDIRIDA BULUNULDU.
-21 ARALIK KANLI NOEL SALDIRISI İLE TÜRK ALAYINDA GÖREVLİ BNB.DR. NİHAT İLHAN’IN EŞİ VE İKİ ÇOCUĞU BUGÜN “BARBARLIK MÜZESİ” OLARAK KULLANILAN EVDE BANYO KÜVETİNİN İÇİNE SOKULARAK ÖLDÜRÜLDÜ.
-146 TÜRK ÖLDÜRÜLDÜ, 103 TÜRK KÖYÜ YAKILARAK 27.000 TÜRK GÖÇMEN DURUMUNA DÜŞÜRÜLDÜ.
1963 OLAYLARININ HUKUKİ BAKIMDAN EN ÖNEMLİ SONUCU, 1960 ANAYASASI İLE YÖNETİMDE İKİ TOPLUM ARASINDA KURULAN DENGEYİ, RUMLARIN SİLAH ZORU İLE YIKMIŞ OLMASIDIR.
BÖYLECE 1960 YILINDA KURULAN KIBRIS CUMHURİYETİ, RUMLARIN ENOSİS HEDEFİNDEN VAZGEÇMEMELERİ NEDENİYLE ANCAK 3 YIL YAŞAMIŞ VE 1963’DE RUMLAR TARAFINDAN YIKILMIŞTIR.
Evet onbir yıldır geciktik dememin sebebi sanırım daha iyi anlaşılmıştır.Allah, rahmetli Ecevit ve o dönemki tüm emeği geçenlerden razı olsun.
İsterseniz bu yazı farklı olsun! Bırakın sizi harekat öncesine edebiyat yolculuğunda götüreyim.
"Orbay Deliceırmak'ın DOKUZU BEŞ GEÇE (1967) kitabında "Mısralarımı saat 9'u 5 geçe de durmayanlara sevgiyle sunarım"diyor ve önsöz olarak ve Atatürk'ün ağzından Türkiyelilere sesleniyor:

Siz hâlâ 9'u 5 geçede duruyorsunuz
Benim bıraktığım noktada
Sizde bu tembellik varken
Daha çok bekler o Güneydeki ada.

Orbay'a göre Kıbrıs Türk'ünün her biri bir pusuladır; çünkü kendilerini bildiler bileli hep Kuzeye bakıyorlar.

"Sen bana
Anamdan daha yakın
Sen bana
Benden yakın" diyerek Türkiye'ye verdiği değeri yineliyor.

Ama n’oldu çürümüşse cesetlerimiz
Biz şuna inanıyoruz ki yine gelecek jetlerimiz
..........................................................
Düşmanın öldürdüğü de ne
Bizi asıl Türkiyesizlik öldürür.

Tüm bu sömürge çocuğunun seslenişleri bir sevgiyi ve saygıyı içerir. Anavatana karşı sabretmeyi ve ümitli olmayı önerir. Çünkü kendi diliyle "Ağaçlar bekleye bekleye büyümektedir."
Erenköy Savaşları denince akla Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel gelmektedir. Kıbrıs Türk Halkı'nın Topel'e karşı duyduğu sevgi, ulusal direnişin bir itici gücü olmuş, Rum barbarlığının belleklerde daha da somutlaşmasına yol açmıştır.

Erenköy Direnişi'nin Kıbrs Türk Edebiyatı'ndaki izlerini Özker Yaşın'ın YÜZBAŞIM şiirinden birkaç dize ile sonlandıralım:

Yüzbaşım, Kahraman Yüzbaşım
Şimdi cennetin yeşil bahçelerinde
Seni karşılayan şehitlerimize
Selam söyle Yüzbaşım, selâm söyle,
Cennetin yeşil bahçelerinde
Kucakla şehitlerimizi teker teker
Öp yanaklarından Doktor İlhan'ın yavrularını
Ayvasıl'dan küçük Ayşe'yi
Arpalık'tan İsmail Musa'ya selâm söyle
Selâm söyle Hüseyin Ruso'ya, Salahi Şevket'e
Yollardan evlerden alınıp götürülen
O mezarsız ölülerin cümlesine selam söyle.

Evet sevgili okuyucularım bu senede böyle anılarla kutlayalım istedim 20 TEMMUZ BARIŞ ve ÖZGÜRLÜK BAYRAMI'mızı.
Bu vesileyle kaynak olarak yararlandığım Ali Nesim'in "Kıbrıs Edebiyatında sosyal konular" adlı kitabını ve aşağıda yer alan diğer kitapları mutlaka tedarik edip okumanızı önemle rica ederim.
-Mümtaz Soysal,”Aklını Kıbrıs'la Bozmak” Bilgi Yayınevi.
-Ufuk Büyükçelebi, “İhanet Yorgunu Denktaş” Birharf.
-İsmail Tansu, “Aslında Hiç kimse Uyumuyordu” Minpa Matbaacılık


En içten sevgi ve saygılarımla


Sabih Samur

....
Bu yazı 645 kere okunmuştur.


Bu makele için yapılan yorumlar


defne
22.07.2007
Bir Alanya aşığı olarak hemen hemen gazetenizi okuyorum. Kıbrıs ve Kıbrıslılar için yazdıkalrınızdan gururlandım. Bir Kıbrıslı olarak teşekkür ederm.

Zeliha Daşıyıcı
22.07.2007
Mailinizi aldım, ilginize teşekkür ederim. Bende size bir Mail attım, aldınızmı? Yukarıdaki güzel yazınız için binlerce teşekkürler, bu konuları hatırlayanlar ne yazıkki azaldı.Sizlerin sayesinde, bu hatırlatmalarda olmasa, geçmişi unutup, tamamen Magazin dünyasında yüzeceğiz. Selamlar.
Zeliha Daşıyıcı
Yeni Alanya Gazetesi Köşe Yazarı

6 Mayıs 2012 Pazar

“Öldürülen gerilla için içim yanıyor!”

“Öldürülen gerilla için içim yanıyor!”
..: 26.07.2006:..

Yoğun ve yorucu geçen bir günün akşamında mutlu ve huzurlu bir şekilde eşim ile 12. evlilik yıldönümümüzü kutlamak için gittiğimiz Rota Balık’ta nahoş bir sürpriz ile karşılaştık.Güzel bir servis ile başlayan yemeğimiz Ferhat Tunç adlı vatansever(!)in konser adı altındaki propagandasından oluşan bir nevi semineri ile tabiri caizse piç oldu!
Yaklaşık 350-400 kişiden oluşan hala Türk vatandaşı olduğunu düşündüğüm daha doğrusu düşünmek istediğim kitleye nutuklar, söylemler arası birkaç türkü serpiştirerek sürüp giden bir konser…
Türküler arası söylemlerden örnekleri kısım kısım aktarıyorum:
“T.C’nin ölen sekiz askeri için biz de üzüldük. Ama diğer taraftan BİZİM ÖLDÜRÜLEN GERİLLA İÇİN İÇİM YANIYOR!”
Bu arada zafer işareti anlamına gelen işaret ve orta parmaklar havaya kalkıyor, alkış tufanı…
Peşinden barış ve kardeşlikten dem vuruluyor ve nerdesin ey kardeşlik adlı türkü.
Peşinden kahramanımız Ferhat Tunç iyice coşuyor ve misyonunu beyinlere kazıyor:
“Ötekileştirilmiş olan bütün kesimlerin sesi olmaya çalıştım”
“Birileri diyor ki farklılıkları dile getirmeyin!”, ”Ülkenin bölüneceği fobisinden kurtulun!
Çağdaş, evrensel, demokratik bir T.C.”
Ve asıl bombayı patlatıyor. Baskın basanındır taktiğiyle; “ Bu vatan hiç kimsenin babasının çiftliği değildir. Bu vatan bizimdir, bizi öteki görenler faşisttir, ırkçıdır, şovendir,VATAN HAİNİDİR!”
Bu sözlerin tamamı Ferhat Tunç’a aittir ve konser kayıtlarında mevcuttur.
Allah’ım sen bize akıl ve sabır ver. Adam Alanya’nın göbeğinde propaganda yapıyor. Tüm emniyet teşkilatı bütün birimleriyle seyrediyor. Doküman oluşturuyor.
Ferhat da bıyık altından gülüyor, Alanya da bizim, İzmir de bizim, her yer yakında bizim diyor.
Konser yaptığı mekanın da kendisinden olduğunu Adıyaman’lı olduğunu, zaten ne varsa Van’lı da,Diyarbakır’lı da Adıyaman’lı da var diyerek bölücülük yapıyor.
Bizde bunları dayanamayıp yazınca ne aklı evveliğimiz kalıyor ne de toyluğumuz.
Eğer bu yazıyı bir CUMHURİYET SAVCIMIZ okuyorsa SUÇ DUYURUSU olarak kayda alır da kolluk kuvvetlerimizi devreye sokarsa bizleri vatan hainliği ile suçlayan ve benim toprağımda bana zafer işareti yapanlara da bu ülkenin sahipsiz olmadığını göstermiş oluruz.
Bu vesile ile de Sn. Emniyet Müdürümüz omzuna taktığı yeni yıldızının hakkını vermiş olur.
Gelişmeleri hep beraber izleyeceğiz.
Diğer taraftan , 20 Temmuz 1974 çok önemli bir tarihti. Sevgili Kıbrıs’ımız barışa ve huzura kavuşturulmuş, akan Türk kanı durdurulmuştu.
Gel gör ki Sn. Hasan Pulur ve Sn. Değerli büyüğüm Altemur Kılıç’ın dışında büyük kalemlerden hiçbiri bu konuyu köşesine dahi taşımadı.T.C.nin bir dış politikası vardır. Bu politikayı hükümetler yürütmekle sorumludurlar. Şu an ki hükümeti ve başbakanı beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Bu kesinlikle O’nun ve ekibinin KKTC’de yaptığı ve yapması gereken temas ve dosta düşmana karşı olan gövde gösterisini görmemezlikten gelinmesini gerektirmez. Tam tersi iktidar ile muhalefet geçiş dönemlerinde omuz omuza vermek zorundadırlar.
Kıbrıs konusunda ve gözbebeğimiz KKTC konusunda ahkam kesmemek ve şu anki KKTC iktidarının gittiği yanlış yolu ve Kıbrıs Türkü’nü eleştirirken yapıcı olabilmek için öncelikle DAVA’yı bilmek özümsemek ve geleceğe yönelik Türkiye’nin ve KKTC’nin ortak milli menfaatlerini göz önüne alarak stratejiler belirlemeliyiz.
Bunun da yolu Dava’yı öğrenmekten geçer.Tüm okuyuculardan ve bu yazıyı okuyan lise tarih öğretmenlerinden ricam İSMAİL TANSU’nun,” ASLINDA HİÇ KİMSE UYUMUYORDU” adlı eserini mutlaka tedarik edip okumaları ve okutturmaları.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere, sömürgelerinden çekilerek bağımsızlıklarını tanımaya karar verince Kıbrıs’ın statüsünün ne olacağı konusu bir Kıbrıs sorunu yaratmıştı.
İngiltere’nin tarihi kararını fırsat bilen Rumlar ve Yunanlılar, ötedenberi hayal ettikleri ‘Kıbrıs’ı Yunan’a ilhak’ anlamına gelen ENOSİS’i gerçekleştirmek için harekete geçmişler ve yoğun bir siyasi kampanya başlatmışlardı. Bu arada Rumlar Kıbrıs’ta Yunanistan’ın desteği ile Yunan Ordusu’ndan Albay Grivas liderliğinde EOKA adında silahlı bir terör örgütü kurmuşlardı.
Gelişmeleri yakından izleyen Türk Genelkurmayı ve siyasi otoriteler Nato ortağımız olan Yunanistan ile dostluğa önem veriyor ve Kıbrıs sorununun ilgili devletler arasında görüşmelerle barışçı yoldan çözülebileceğine inanıyordu.
Fakat EOKA’nın önce İngiliz Sömürge yönetimine karşı başlattığı terör hareketlerinin sonradan Türkleri de hedef alması üzerine tarihi karar verildi; ‘Kıbrıs Türklerinin güvenliklerinin sağlanması için, silahlı, gizli bir örgüt kurulmalı ve bu örgüt T.C. Hükümeti tarafından bütün imkanları ile desteklenmelidir.’
İşte bahsi geçen bu kitapta yeraltında örgütlenen,”TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI : TMT” adındaki bu gizli örgütün neden ve nasıl kurulduğunun efsanevi öyküsünü bulacaksınız.
NOT: Sn. Sami Çaycoşar’la hiçbir tanışıklığımız yok. Sadece zaman zaman aynı gazetenin aynı sayfasında yan yana geliyoruz. Benim yaşına olan hürmetim (benden 25 yaş büyük) Amerikan sempatizanı fikirlerini benimsememi kesinlikle gerektirmiyor. Bizi ciddiye almıyorsa yaklaşık aynı fikirlere sahip olduğumuz yaşça kendisinden kıdemli Sn. Altemur Kılıç’ın tecrübelerinden yararlanmasında fayda görüyor, kendisine hürmetlerimi iletiyorum.....
Bu yazı 2243 kere okunmuştur.





alanyasever
01.12.2006
Merhaba,
Alanyaya yazık oluyor. Gerçekten insanları sınıflamak,ayırım yapmak küçümsemek hiç iyi bir şey değil. Yaratan da buna hoş bakmıyor. Ama kardeşim bu insanlar da kaşınıyor resmen. Bir aşağılık kompleksi, bir kendini farklı ve güçlü görme. Ayırımı hakediyorlar diyeceğim ama... Said Nursi; bir yazısında kürt olmadığını, ama böyle bir bölgede doğup büyüdüğünü ve halkının "saf" olduğunu söylüyor.
Gerçekten saf lar. Akıllı olsalar Alanyadan ekmek yiyorlar. Buralarda her şeylerine dikkat etmeleri gerekir.İt kopuk bir diyarbakırlı Alanya ya ayak bastığında herşeyden evvel akıllı ve aklı başında bir Diyarbakırlı bunu yakasında tutup geriye postalaması gerekir. Ama durum böyle değil tabi.
Bir sözüm de size sayın Sabih Samur bey; Ferhat Tunç gibi ayırımcılık yapan birisini iş yerine konsere çağıran "Rota Balık"ta ne işiniz var.Ferhat Tunç'u çağırdığına göre...
Saygılar

...
01.11.2006
sizin şu kızgınlığınız,şu sahte vatanseverliğiniz,şu bilgiç tavrınız...işte ferhat tunçu ferhat tunç yapan unsurlar...

dünya
17.10.2006
Ferhat Tunç'u çocukluğumdan beri dinler ve severim.Birçok kez konserlerinde söyleşilerinde bulundum:şimdi daha adını yeni duyduğunuz bir insanı hiç çekinmeden hiç araştırma gereği duymadan canınız istediği gibi anlatıyorsunuz.Üstelik başı bu ülkenin polisiyle askeriyle sürekli belada olan biir sanatçı için söylüyorsunuz bunları.Üstelik bunca mafya,kabadayı ortalıkta elini kolunu sallayarak dolaşırken...Ama ne de olsa onlar saf kan Türk değilmi?Bu ülke herkesten çok onların.onlar istediği gangsterliği yapabilir yeter ki bir kürt ağzını açmasın.Asıl bölücü sizlersiniz ve korkmayın bu ülke sizin gibileri iyi barındırır olan yine bizlere olur...

ziya paksoy
26.07.2006
Öncelikle duyarlılıgınız için sizi kutluyorum.Bu vatanın ekmegini yeyip,suyunu icen bu insan müsvettelerini şiddettle kınıyor,bu vatan hainlerinin alenen bölücülük yapmalarına seyirci kalan emniyet teşkilatınında bir an önce harekete geçmesini temenni ediyorum.Ayrıca alanya emniyet müdürüde muhtarları bir an önce toplayıp ikametgah bildiriminde bulunmayan vatandaşlar konusunda bir uygulama yapmasını temenni ediyorum.Zira dogu kökenli bir sürü insan bu millete zarar verdiği gibi Alanya yada zarar vermektedir.Gezinti teknelerinde kürtce şarkılardan millete gına geldi.Yokmu bu gidişata dur diyecek kimse.saygılarımla...