DORUKTÜRK TV

Polis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Polis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2016 Pazar

Sabih Samur ve Devlet Bahçeli



17 Aralık 2016, Sabih Samur


Değerli Arkadaşlarım,
Sakin olmamız gerekiyor; aramızda iyi niyetle (içi yandığı için)
ve art niyetle (ST 35-15 gereği) Devletimizin kolluk güçleri yerine geçip durumdan vazife çıkartıp tepki koymak adına yakma-yıkma eylemlerine girişenler olabilir.
Devletimiz güçlüdür. Gerekeni yapacaktır. Görev onundur.
Kimse kimsenin gazına gelmesin.
Devletin remi mermisini kullanmak sadece Devletin Silahlı Güçlerine aittir.

18 Aralık 2016, Devlet Bahçeli

Devlet güçlüdür, ihanetin hakkından gelecektir. Zira başka çare yoktur. Bize düşen omuz vermek, dua etmek, mücadeleyi kolaylaştırmaktır. İçimiz yansa da, provokasyonların cazip davetine tamam diyemeyiz. Binaların kundaklanmasını doğru ve makul göremeyiz. Hainlerin amacı milli aklı karıştırmak, toplumsal düzeni baltalamak, herkesin kendine göre kurguladığı hak arayışını hızlandırmaktır. Türk-Kürt arasına nifak sokarak kanlı boğuşmaya çekmek hiçbir şerefsizin ulaşamayacağı kör bir gayedir. Millet birliğine sahip çıkacaktır.

28 Eylül 2016 Çarşamba

DEVLET OLMAK



Bizim Devlet duruşumuz 1967'den beri böyle
Sağ fotoğraftaki gibi.
Kolluk güçleri karşımda değil yanımdadır.
Devletin kurumlarının bittiği yerde Millet ifadesi boşta kalır.
Irak'ta, Libya'da ve bugün Suriye'de olduğu gibi.
Önce Devlet.
Polisi ile Askeri ile tüm Kurumları ile.

Sabih Samur

11 Haziran 2016 Cumartesi

BEN KEMAL

Ben Kemal.
Şehidimizin cenazesi nedeni ile Edirne'deyim, Selimiye'de.
Biraz sonra cenaze namazı kılacağım.
Gözlerimi kapattım ama herşeyi görüyor ve hissediyorum.
Kimbilir yarın arkamdan neler yazacaklar? Neler uyduracaklar?
Olsun. Ben Allah nezdinde rahatım.
CHP'de bir sürü dönen dolaba, Kurucu İlkeden sapmalara her şeye vakıfım. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
Başarabilir miyim, CHP'yi tekrar Ulusalcı çizgiye çekebilir miyim? Bilmiyorum.
Şu an tek bildiğim üzgünüm. Namazımı kılacak ve şehidimi uğurlayacağım.
Allah rahmet eylesin.


Dün Edirne'den bir şehit geçti



Doruktürk yeleğim, elimde fotoğraf makinem, resmi kayıt alan bir polis kameraman arkadaşın yanında; bayrağa sarılı tabutun çelenklere yakın kısmına konuşlandım.
En uygun görüntüyü kendimce almaya çalışırken bir taraftan da ortamı izliyordum.
Tanıdık bir kaç basın mensubu kardeşim ile göz selamlaşması...
Herkes görevini itina ile yapmaya çalışıyor...
Aynı şekilde basın mensuplarının cenaze namazını kılmak için hazırlanan protokol, şehit yakınları ve nihayetinde vatandaşın alanına girmemesi için Polisin içinde rütbesini bilmediğim sivil bir kişinin kendince basına müdahil olması ve gereğini, maksadını aşan monolog.
Arkadaşları şehit olduğu ve gözünün önünde bayrağa sarılı yattığı halde oralı olmayan, suratında gülümsemesi ile sağa sola poz veren bir kaç yetkili ve görevli.
Dua bölümünde Osmanlı İmparatorluğu'nun neredeyse tüm padişahları için tek tek dua eden ve amin dedirten imamımız ve hemen peşinden Mustafa Kemal adı geçince belki de tepki niteliğinde duayı bırakıp alkış tufanı koparan hazirun.
Ve cenazeyi bu ortamı yaşamadan, orada olmadan sadece bu kısmı alıp köşesine taşıyan Atatürk'ten ekmek yiyen sözde Atatürkçü kesim ve sosyal medyada sadece bu kısım ile ilgili boy boy paylaşım.
Ya o tabutun içinde yatan?
Bu filmin başrolündeki kişi? Onun haber değeri?
Evet.
Her zamanki gibi ateş düştüğü yeri yaktı.
Kimimiz fotoğraf ve video çektik. Onu merkeze yetiştirme telaşesi.
Kimimiz asayişi sağladık.
Kimimiz dua ettirdik kimimiz dua ettik.
Kimimiz siyasetçi idik; geldik, göründük ve gittik.
Ama birimiz sadece tabutun içindeydik ve Şehittik.
Kolay gelsin Türkiye'm.
"Nereye doğru gidiyoruz, bize ne oldu böyle?" sorusunu kendimize sormamız ve bir an önce Türk'e yakışan özümüze dönmemiz ümidi ile.


Sabih Samur, Doruktürk, 11 Haziran 2016, EDİRNE





















5 Şubat 2016 Cuma

SİZ BENİ KANAS OLARAK BİLİYORSUNUZ BENİM ADIM DRAGUNOV






Adım Dragunov.
Snayperskaya Vintovka Dragunova (SVD).
Keskin Nişancı Tüfeği olarak bilinirim.
Sovyetler Birliği yapımı yarı otomatik, uzun menzilli keskin nişancı tüfeğiyim. Türkiye'de Kanas adıyla da bilinirim.
Kanas kelimesinin "Keskin Nişancı Silahı"nın kısaltması olan KNS'den türetildiği ve/veya Arapça "keskin nişancı" (قناص) kelimesinden esinlendiği de rivayet edilir.
Yakın ve orta mesafeli savaş için tasarlanmış olan hafif makineli silah ve piyade tüfeklerinin kullanımı askeri birliklerin uzun menzilli gereksinimlerini karşılamadığı için Evgeniy Fedorovich Dragunov tarafından 1958-1963 yılları arasında Sovyetler Birliği'nde tasarlandım.
1963 yılında seri üretime geçirildim. AK sınıfı silahlar gibi zorlu doğa koşullarında sorunsuz bir şekilde çalışırım.
Şarjör kapasitem 10 mermi olup mermiler şarjöre çift sıra zig-zag şekilde yerleştirilir. 7N1 adında özel sadece SVD/SVD-S için tasarlanmış 7.62X54 mm'lik fişek kullanırım. Bu mermi daha fazla namlu çıkış hızına ve çelik uca sahiptir. Kullandığım mühimmat Rus yapımı PK makinalı tüfeği'nde de kullanılmaktadır.
Gece atışı yapılabilen PSO-1 dürbünü ile kullanılırım. Bu dürbün, gerçek anlamda gece görüşlü bir dürbün olmayıp sadece geceleri atış yaparken nişan almanızı kolaylaştıracak dürbün içindeki taksimatı aydınlatan ve pille çalışan bir aydınlatma sistemim de bulunmaktadır.
Evet ben size bunları anlattım çünkü sizle tanışmadık. Beni tanıyın istedim.
Ben sizlerin şehit adını verdiğiniz gencecik evlatlarınızı; polislerinizi, askerlerinizi onlara bir mermi dahi sıktırmadan yüzlerce metre uzaktan nokta atışı vuran silahım. Yani sizin düşmanınızım.
Kendinize bir iyilik yapın beni tanıyın. Tanıyın ki TEDBİR ALIN!
Önce siz davranın. Ben sizi öldürmeden siz beni öldürün.
Sorgulayın!
Toplantılar yapın. Ölmek kahramanlık değildir.
Tedbir almadan çarpışmak, düşmanının neler yapabileceğini, teknik imkanlarını bilmeden...
Güçlüsünüz biliyorum. Saygı duyuyorum. Ama sizi öldürebiliyorum.
O halde kendinizi sorgulayın. Öz eleştiri yapın!
Bu çocuklara eğitim zayiatı kapsamında bakmayın.
Her bir ölünüzün yani sizce şehidinizin Amirler ve Komutanlar olarak hesabını verebilmelisiniz!
Vermelisiniz ve stratejiler gerçekleştirmelisiniz ki ben sizi öldüremeyeyim.
Bozuk Türkçem ile bu kadar yazabildim. Fazla vaktim yok işim çok.
Size şehitler kazandırmam lazım.
Umarım bu yazım bazılarınızı harekete geçirir.
Kolay gelsin.


Dragunov SVD, 5 Şubat 2016 Sur, Diyarbakır

20 Ocak 2016 Çarşamba

Şehit Polislerimizi Rahmet ile Anıyorum


Sabih Samur

11 Nisan 2015 ·

Şehit polislerimizi rahmetle anıyor, Polis Teşkilatının kuruluşunun 170. yıldönümünü kutluyorum.
Polis Teşkilatımız ve TSK, zamanındaki adı "Hizmet" şu an ki adı "Paralel" olan oluşumun işbirliği ile bir takım Erkler tarafından 1980 öncesinde olduğu gibi gruplara ayrılmaya çalışılmış, kısmen de başarılı olmuştur.
Hiç kimse 170 Yıllık Polis Teşkilatını ortalama ömrü 5 sene olan Hükümetlerin oyuncağı olacak bir sığlıkta algılamasın.
Bazen her şey göründüğü gibi olmayabilir.
Ve yine bu vesile ile sayfalarında herkese mavi boncuk dağıtan Fırıldakları;
Polise taş atan, Molotof atan ve mermi sıkan teröristler için yazdığı sahiplenici, şefkat dolu cümlelerle, bugüne özel Polis için de aynı şefkat dolu, sözde sahiplenici cümleleri kurmalarını tebessüm içinde izliyorum.
Bu memleket için kanını, terini döken mesai arkadaşlarımı, Teşkilatı kutluyorum.

Sabih Samur

29 Kasım 2015 Pazar

POLİSİN ADI YOK MU?

Bu saate kadar Diyarbakır'da gerçekleşen olayla ilgili hiçbir şey yazmadım.
Yazmayacağım da.
Birinci neden herkes Savcı, herkes Hakim olmuş. Hatta Olay Yeri İnceleme Ekibine bile gerek yok. İncelenmiş, bitmiş; sonuç Devlet sıkmış!
İkinci Neden ise "Bugün Diyarbakır'da şehit olan 2 polisimize Yüce Allah'tan rahmet diliyorum." benzeri; "kolaycı", "desinler", "vay be" kapsamında paylaşımlar. O iki şehidin adı yok değil mi?
Ve ya paylaşan muhteremin arama motorundan isimleri arayıp bulmaya vakti yok!
Neden?
Çünkü kim daha önce paylaşacak sidik yarışı.
Kimin paylaşımının altına kim daha çok "Amin" alacak.
Kafayı sıyırmış insan topluluğu.
Dışa karşı birleşemeyen "Özür dilemeliyiz" diyen mahalle presçileri...
"Can Dündar" Sevicileri...
Kime sorsan en çok memleketini o seviyor,
Kime sorsan en büyük Osmanlı Ecdadının Torunu o.
Kime sorsan Mustafa Kemal'in en has askeri.
Peki bu Polis kimin polisi?
Ya Adı?
Neyse boş verin, bu yazdıklarımı görmemezlikten gelin;
İçinizden "ulan geçirmiş yine bana" dediğinizi hissetmeme rağmen.
Bir an önce twitten takip edip ilk haberi ilk cümleyi siz paylaşın.
Kapın beğendileri, vücudunuzun neresine iyi gelecekse?

Kalın Sağlıcakla

Sabih Samur, 28.11.2015 23:57 TÜRKİYE