DORUKTÜRK TV

Diyarbakır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyarbakır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2016 Cuma

SİZ BENİ KANAS OLARAK BİLİYORSUNUZ BENİM ADIM DRAGUNOV






Adım Dragunov.
Snayperskaya Vintovka Dragunova (SVD).
Keskin Nişancı Tüfeği olarak bilinirim.
Sovyetler Birliği yapımı yarı otomatik, uzun menzilli keskin nişancı tüfeğiyim. Türkiye'de Kanas adıyla da bilinirim.
Kanas kelimesinin "Keskin Nişancı Silahı"nın kısaltması olan KNS'den türetildiği ve/veya Arapça "keskin nişancı" (قناص) kelimesinden esinlendiği de rivayet edilir.
Yakın ve orta mesafeli savaş için tasarlanmış olan hafif makineli silah ve piyade tüfeklerinin kullanımı askeri birliklerin uzun menzilli gereksinimlerini karşılamadığı için Evgeniy Fedorovich Dragunov tarafından 1958-1963 yılları arasında Sovyetler Birliği'nde tasarlandım.
1963 yılında seri üretime geçirildim. AK sınıfı silahlar gibi zorlu doğa koşullarında sorunsuz bir şekilde çalışırım.
Şarjör kapasitem 10 mermi olup mermiler şarjöre çift sıra zig-zag şekilde yerleştirilir. 7N1 adında özel sadece SVD/SVD-S için tasarlanmış 7.62X54 mm'lik fişek kullanırım. Bu mermi daha fazla namlu çıkış hızına ve çelik uca sahiptir. Kullandığım mühimmat Rus yapımı PK makinalı tüfeği'nde de kullanılmaktadır.
Gece atışı yapılabilen PSO-1 dürbünü ile kullanılırım. Bu dürbün, gerçek anlamda gece görüşlü bir dürbün olmayıp sadece geceleri atış yaparken nişan almanızı kolaylaştıracak dürbün içindeki taksimatı aydınlatan ve pille çalışan bir aydınlatma sistemim de bulunmaktadır.
Evet ben size bunları anlattım çünkü sizle tanışmadık. Beni tanıyın istedim.
Ben sizlerin şehit adını verdiğiniz gencecik evlatlarınızı; polislerinizi, askerlerinizi onlara bir mermi dahi sıktırmadan yüzlerce metre uzaktan nokta atışı vuran silahım. Yani sizin düşmanınızım.
Kendinize bir iyilik yapın beni tanıyın. Tanıyın ki TEDBİR ALIN!
Önce siz davranın. Ben sizi öldürmeden siz beni öldürün.
Sorgulayın!
Toplantılar yapın. Ölmek kahramanlık değildir.
Tedbir almadan çarpışmak, düşmanının neler yapabileceğini, teknik imkanlarını bilmeden...
Güçlüsünüz biliyorum. Saygı duyuyorum. Ama sizi öldürebiliyorum.
O halde kendinizi sorgulayın. Öz eleştiri yapın!
Bu çocuklara eğitim zayiatı kapsamında bakmayın.
Her bir ölünüzün yani sizce şehidinizin Amirler ve Komutanlar olarak hesabını verebilmelisiniz!
Vermelisiniz ve stratejiler gerçekleştirmelisiniz ki ben sizi öldüremeyeyim.
Bozuk Türkçem ile bu kadar yazabildim. Fazla vaktim yok işim çok.
Size şehitler kazandırmam lazım.
Umarım bu yazım bazılarınızı harekete geçirir.
Kolay gelsin.


Dragunov SVD, 5 Şubat 2016 Sur, Diyarbakır

28 Ocak 2016 Perşembe

ADA SAHİPSİZ!

Biz Diyarbakır Sur'da Lejyonerler tarafından vurulurken Lejyonerleri sahaya sürenler; Güney Kıbrıs'ta Kıbrıs'ın geleceği ile ilgili anlaşmalara imza atıyorlar.
Benim kendini "Kıbrıslıyım" diye tanımlayan ve Türküm demekten imtina eden KKTC'nin Erkleri ise hala "Davos'ta nasıldım ama" diyerek çak yapıyorlar.
Sn. Recep Tayyip Erdoğan sonra Başkan olursunuz ama şimdi mevcut Cumhurbaşkanı yetkinizle lütfen Başbakan ve Bakanlar Kurulunuz le birlikte Ada'ya gidiniz.
Ada Sahipsiz ve yanlış yolda!

Sabih Samur, 28 Ocak 2016, Türkiye


VATAN TOPRAĞI


Diyarbakır Sur ile Lefkoşa Sur arasında Vatan Toprağı anlamında bizim için bir fark yoktur. İki Türk'ün arasında fark olmadığı gibi.

Sabih Samur

20 Ocak 2016 Çarşamba

Şehit Polislerimizi Rahmet ile Anıyorum


Sabih Samur

11 Nisan 2015 ·

Şehit polislerimizi rahmetle anıyor, Polis Teşkilatının kuruluşunun 170. yıldönümünü kutluyorum.
Polis Teşkilatımız ve TSK, zamanındaki adı "Hizmet" şu an ki adı "Paralel" olan oluşumun işbirliği ile bir takım Erkler tarafından 1980 öncesinde olduğu gibi gruplara ayrılmaya çalışılmış, kısmen de başarılı olmuştur.
Hiç kimse 170 Yıllık Polis Teşkilatını ortalama ömrü 5 sene olan Hükümetlerin oyuncağı olacak bir sığlıkta algılamasın.
Bazen her şey göründüğü gibi olmayabilir.
Ve yine bu vesile ile sayfalarında herkese mavi boncuk dağıtan Fırıldakları;
Polise taş atan, Molotof atan ve mermi sıkan teröristler için yazdığı sahiplenici, şefkat dolu cümlelerle, bugüne özel Polis için de aynı şefkat dolu, sözde sahiplenici cümleleri kurmalarını tebessüm içinde izliyorum.
Bu memleket için kanını, terini döken mesai arkadaşlarımı, Teşkilatı kutluyorum.

Sabih Samur

17 Aralık 2015 Perşembe

E hadi tükür artık

Bizi tükürüğü ile boğacak olan Yavşak!
2 Tuğgeneral ve şimdilik 10.000 Asker ile bölgedeyiz.
E hadi Tükür artık.

Malum Kişi

29 Kasım 2015 Pazar

"Allah rahmet eylesin"


Tahir Elçi'ye inancımız ve örf, adet, geleneğimize istinaden "Allah rahmet eylesin" diyoruz.
Değerli eşine tüm içtenliğimizle baş sağlığı temenni ediyoruz.
Ve yine diyoruz ki "Allah bu Devlete hizmet eden, kalbi temiz;
hakikaten bu ülkenin vatandaşı olarak kendini kabul edenlere,
Türk Bayrağı sarılı tabut ile son yolculuğa uğurlanmayı nasip etsin.

Sabih Samur

POLİSİN ADI YOK MU?

Bu saate kadar Diyarbakır'da gerçekleşen olayla ilgili hiçbir şey yazmadım.
Yazmayacağım da.
Birinci neden herkes Savcı, herkes Hakim olmuş. Hatta Olay Yeri İnceleme Ekibine bile gerek yok. İncelenmiş, bitmiş; sonuç Devlet sıkmış!
İkinci Neden ise "Bugün Diyarbakır'da şehit olan 2 polisimize Yüce Allah'tan rahmet diliyorum." benzeri; "kolaycı", "desinler", "vay be" kapsamında paylaşımlar. O iki şehidin adı yok değil mi?
Ve ya paylaşan muhteremin arama motorundan isimleri arayıp bulmaya vakti yok!
Neden?
Çünkü kim daha önce paylaşacak sidik yarışı.
Kimin paylaşımının altına kim daha çok "Amin" alacak.
Kafayı sıyırmış insan topluluğu.
Dışa karşı birleşemeyen "Özür dilemeliyiz" diyen mahalle presçileri...
"Can Dündar" Sevicileri...
Kime sorsan en çok memleketini o seviyor,
Kime sorsan en büyük Osmanlı Ecdadının Torunu o.
Kime sorsan Mustafa Kemal'in en has askeri.
Peki bu Polis kimin polisi?
Ya Adı?
Neyse boş verin, bu yazdıklarımı görmemezlikten gelin;
İçinizden "ulan geçirmiş yine bana" dediğinizi hissetmeme rağmen.
Bir an önce twitten takip edip ilk haberi ilk cümleyi siz paylaşın.
Kapın beğendileri, vücudunuzun neresine iyi gelecekse?

Kalın Sağlıcakla

Sabih Samur, 28.11.2015 23:57 TÜRKİYE

12 Kasım 2015 Perşembe

GÖREVDEYİZ; Her şey Güzel Olacak!




Görevdeyiz; Her şey Güzel Olacak

İSTANBUL
Sabih Samur
Murat Altun
Ümit Aksu
Ogan Kandemiroglu
Adalı Ahmet Buzuki
Arife Kargın
Zülfünaz Arpa
TC Zafer Yücel
Cihan Şeker
AK Ertan Macit

ANTALYA
Erkan Birbeyinoğlu Yıldız

ANKARA
Burhan Sen
İbrahim Kaleli
Alparslan Dikmetaş

BURDUR
Mahmut Siğinmiş

GÖKÇEADA
Hüseyin Caruş

İZMİR
Celal Öcal
Sevgi Obdan

YALOVA
Aynur Gülgör
Bahattin Sabahcı

ANTAKYA
TC Ersin Atalay

MANİSA
Cansın Tunçdirek

KÜTAHYA
Temel Atay

KONYA
Berat Soylu

HATAY
Mehmet Taze

EDİRNE
Nuri Bostancı

ÇANAKKALE
Numan Mutay
TC Yazar Hasip Sarıgöz

AFYONKARAHİSAR
Nurettin Dirgen
Hasan Durgut

KKTC
Sümer Şehitoğlu
Feyzan Korur
Latif Akça
Havva Tahtacı
Selim Terzi
Kurumanastırlı Hasan
Hüseyin Samiye Kırmızı
Saffet Soykal
Kazım Türk
Özen Hürses

LONDRA
TC Didem Sadeler

ALMANYA
Hülya Çankaya

Hepimiz farklı yerlerde işimizin başındayız.
Ve aynı zamanda SİLVAN'DAYIZ!
Mehmetçik ile omuz omuza; Özerlik isteyen, Başkaldırana karşı GÖREVDEYİZ!
Dün Menemen'de olduğu gibi.
Dün Asteğmenimiz katledilmişti. Bugün ise Teğmenimiz.
O kan yerde kalmayacak.
Silvan Ankara'ya bağlı olarak tekrar mutlu olarak yaşayacak.


-------------------
YORUMLAR
----------------

 Sabih Samur  Her Zaman
                              Her Yerde
  Hasan Durgut  Bizler tarihte her zaman şanlı, asil, yüce, yiğit olarak anılan TÜRK MİLLETİ bireyleriyiz. Bizler kahraman şehit ve gazilerinin değerini bilip baş tacı eden ve o aziz insanlarımıza layık yaşamayı kendine felsefe edinen, vatan-bayrak-şehit-gazi denildiği...

 Cansın Tunçdirek  Din ,dil,ırk ayrımı olmadan ötekileştirmeden biriz ve beraberiz bu vatan için,
                                      bu bayrak için.

 Temel Atay  Atamızın bu direktifini yerine getirmenin onur ve gururunu her zaman yaşayacağız..
                            "VATAN SANA CANIM FEDA" 
                            "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE".

                            

29 Ekim 2014 Çarşamba

Memleketimden Cumhurbaşkanı Manzaraları



"İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı."


Ankara'yı dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir Peşmerge geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir İhanet olmalı.
Diyarbakır'ı dinliyorum, gözlerim kapalı.

Ankara'da Tören Alanı,
Konuşan Cumhurbaşkanı olmalı.
Anıtkabir'de defteri imzalayan Zat,
Hani Atasına, adını anmadan "siz" diye yazan muhterem.
Ankara'yı izliyorum gözlerim kapalı.

Gözlerimi açmak istemiyorum.
Açtığım gün, Açtığımız gün;
Gözlerimizden çıkan alev;
Taş üstünde taş,
Baş üstünde baş bırakmayacak yakıcılıkta olacak.
Ne Orhan Veli kalacak, Ne Diyarbakır, Ne Ankara.
Hakkari'yi izliyoruz gözlerimiz kapalı!

SS1967

6 Mayıs 2012 Pazar

Fatih Altaylı ve demokratik açılımlar

Fatih Altaylı ve demokratik açılımlar
..: 27.04.2006:..

Geçen gece Sn. Fatih Altaylı’yı Ahmet Türk ile meşhur programında karşılıklı ülke meseleleri hakkında sohbet ederken izledim .Çok mutlu oldum. Birde Türkiye’de demokrasi yok derler, adam tatlı tatlı Fatih Altaylı’nın çanak sorularını kendi üslubu ile yanıtlıyor, siz 30-40 bin şehit verdiyseniz bizde bir o kadar kayıp verdik,lütfen ölenlerin ailelerini bir düşünün diyor, Sn Fatih arkadaşımız lütfen, ama, fakat gibi kelimeler sarf ediyor.Kardeşim sen ne diyorsun diyemiyor. Hadi bunları diyemiyorsun bari şu meşhur “ demokratik açılımın” açılmış halini iyice bir açtırsan da Ahmet Türk Efendi’nin Bask Bölgesi ve İrlanda gibi yumurtlamalarını ağız tadı ile dinlesek.
Düşünün bu tip programlar devam ederse çok yakında halkların kardeşliği gibi sözlere alıştığımız gibi, Birleşik Türkiye’nin Diyarbakır Eyaleti gibi ifadeleri de bu ve benzeri sohbet programlarında sık sık duyar hale gelebiliriz.
Hatırlar mısınız bilmem bir zamanlar bir teğmen “alışamadım” demişti rahmetli Özal’a .O da tarihe geçen “alışırsınız” sözünü söylemişti. Hakikat böyle mi?Alışır mıyız sizce?
Hiç zannetmiyorum.


Sevgili Altaylı Hürriyet’in sırça köşküne, sert çocuk imajlı radyo günlerinden gelişini izleyen ve unutmayan dinleyici ve izleyicilerin, bu yapmış olduğun programı da unutmayacaktır.Demokratik açılımlar soslu bu salata Türk damağına uygun değildir.Bizden hatırlatması.
....
Bu yazı 1852 kere okunmuştur.

Kaynak: Yeni Alanya Gazetesi