DORUKTÜRK TV

Turgut Özal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turgut Özal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Şubat 2016 Pazartesi

OYUN BÜYÜK ÖTESİ!

Tarih: Cumhurbaşkanının Doğum Günü

Konu: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın masasına iki adet mektup
bırakılması


Mektup 1: Tam gününde Can Dündar serbest bırakıldı (?).

Mektup 2: Emine Erdoğan'a okuması için metin verildi (?).
Bu metin sonucu söylenen sadece bir cümle ile Halk keskin hatları ile tekrar kutuplaştırıldı.Cumhurbaşkanının bir ay önce Kaymakamlara yaptığı "Kadim Devlet" söylemi ile başlayan birleştirici sürece dinamit konulmuş oldu.

Fikrimdir: Atatürk'e, Menderes'e, Özal'a yapılan putlaştırma, yalnızlaştırma süreci harfiyen uygulanmaktadır.
Sn. Erdoğan oynanan bu oyunu hazırlayan ekibi mutlaka deşifre etmeli, danışman kadrosunu gözden geçirmeli ve gereğini yapmalıdır.
Ve yeni kadro sadece AK Partili olmamalı, farklı gözle bakabilecek, toplumu kucaklamasına reel katkıda bulunacak devlete hizmet etmiş kişilerden oluşmalı.

Bizden söylemesi

Sabih Samur, 28 Şubat 2016 01:40


TC Yazar Hasip Sarıgöz, Mehmet Özölçer, TC Mustafa Bektaş and 21 others

Yorumlar

 Neslihan Gençoğlu Birinci Emine hanimin "90 yillik enkazi kaldirdik" cumlesi mi acaba kutuplastirmdan kastiniz.

 Sabih Samur Doğrudur. Metinden okuduğu ve sosyal medyada karşılıklı atışmalara sebebiyet veren cümle.

 Neslihan Gençoğlu Birinci Aslinda su an ortam zaten cok gergin emine hanimin konusmalarinin cok buyuk bir kismini metin uzerinden yapiyor.Dikkatimizi cekmek istediginiz noktaya katiliyorum can dundarin sayin Erdogan in dogum gunune denk gelecek sekilde serbest birakilmasi bir goz dagi bir gonderme ama Emine hanim icin bir vatandas olarak benim bu cumleden anladigim ekonomik siyasi vs bir cok alanda disa bagimli zayif bir ulkeyi toparlamak bazi tabulari ki burada tabudan kastim Feto vs dir yanlis anlasilmasin yikmak kazdikca derinlesen bir cukuru temizlemeye calismak olarak algiladim.Bu cumle uzerinden kutuplasmayi birazda insanlarin artik sabirsiz olusuna bagliyorum.Ne olacaksa olsun artik kivamindayiz.Son gunlerde cok canimiz yandi.Bu benim sahsi kanaatimdir.Yanlisim varsa kusura bakmayin lutfen.

 TC Abdurrahman Yaray Erdoğan'a göre adı olmayan milletin kadim devleti, ne derece samimi ? bendeniz şüpheli yaklaşıyorum.

 TC Abdurrahman Yaray Asıl; Samimi olan vatanseverler bir siyasi kulvarda buluşmalılar.

 Kemalettin Savruk Sabih bey bu yazınızdan sizin SİYASİLER ile hiç çalışmadığınız anlaşılıyor.Siyasiler etrafında ZEKİ VE VİZYON sahibi insanlar asla istemez.Etrafında sürekli kendini övecek (yalaka) insanlar ister.Hele bir de OKUMA özürlü siyasetçi ise durum hepten VAHİMDİR.Fiilen yaşadığım için tecrübemi aktarmak istedim

 Puna Güleçöz sayın cumhurbaşkanı artık önüne akp zihniyetiyle değil ben bir devlet yönetiyorum aldığım sorumluluk çok önemli ve titizlik isteyen bir sorumluluktur diye düşünmelidir ve milletine sarılmalıdır.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

TARİH TEKERRÜR EDİYOR...

Günümüzde savaşlar ovada, göğüs göğüse süngü takarak icra edilmiyor.
Mertlik beklemek, vücut gücü bunların hiçbiri yok.
Aslında düşmanın bile görünür değil. Dost ve müttefik. Aynı safta gözüküyorsun.
Karşında ise bir ve ya bir kaç piyon.
Kandırılmış zavallı kitleler...
Küçücük çıkarları uğruna karakterinden, namusundan, duruşundan, özünden taviz vererek ellerine verilen elma şekerini yalayıp yutarken piyonu olduğu büyük ülkelere tapan zavallı topluluklar.
İşte Türkiye'ye düşman diye sunulan bunlar. Ve diplomasi, devlet yönetimi, gelenek ve görenekler "biz aptal değiliz, asıl düşmanımız bu ülkedir" diye isim vermeye müsaade etmiyor.
Gerçeği görerek bunu diplomatik bir şekilde son dakika dillendirmeye çalışanlar ise öngörülen ve planlanan şekilde Hak'kın rahmetine kavuşuyor.
Menderes son dakikalarda hangi ülke için ne demişti? Alternatifi ne idi?
Turgut Özal Türk Dünyası ile yakınlaştığı ve Büyük Türkiye söylemine girdiği gün aslında kalemi kırılmıştı.
Diğer lokal olayları muavenet, çuval geçirme vb. dillendirmeye bile gerek yok. Ezberlediniz.
Son bir yılda ise gerek Hükümet gerekse Tayyip Erdoğan liderliğinde belki ayar vermek için belki de gerçekten radikal bir dönüş yapmak için B planı şeklinde hamleler yapıldı. Sert görüntülü söylemlerde bulunuldu sözde dost ve müttefike.
Ve her sertliğin peşinden misli ile karşılık bulundu. Bu karşılık gelene kadar da
hepimizin kullandığı sosyal medyada çok inceden, dozaj dozaj bize ayar verildi.
Yavaş yavaş sonrasında dozajı arttırılarak Çin düşmanlığı!
Çin ile diyalog kurması engellenen ve Uygur Türkleri ile ilgili hiç bir şey yapmayan bir Türkiye. Kendi yüz ölçümü sınırları içinden bağırıp çağırmayan sadece Allah'a havale eden bir Türkiye.
Rusya, Çin, Hindistan ve İran'a düşman olması öğütlenen Natocu Türkiye.
Evet tarih tekerrür ediyor. Nato karşıtı subaylarını ve Ege Ordusunu Hükümetinin gözü önünde Fetullah Cemaat Yapılanmasına kırdıran, yok eden bir Türkiye.
T.C. Cumhurbaşkanı ve oluşacak yeni Hükümet bu gerçekle karşı karşıyadır.
Ya her şeyi göze alarak onurlu ve tam bağımsız olarak yoluna devam edecek ya da her diklenmesinde tokat yiyerek, başına çuvalını efendi efendi giyecektir.
Ve bizler Türk Milleti olarak bu oyunu okuduğumuzu, gördüğümüzü, uyanık olduğumuzu vurgulamak adına bu satırları kaleme alıyoruz.
Tezkereye onay vermeyen bizler, bizim adımıza, Teskere öncesinde ve sonrasında atılan, TBMM'nin haberi ve onayı olmayan imza ve taahhütleri
TÜRK MİLLETİ ADINA REDDEDİYOR, KABUL ETMİYORUZ.
Şahısların Yurt dışında gizli toplantılarda atmış oldukları bu imzalar kendilerini bağlar. Bireysel olarak hesabını verirler.
Türkiye Cumhuriyeti Devletini hiç kimse boyunduruk altına sokamaz.


Arz olunur.

Derin saygılarımla

Sabih Samur, 13 Temmuz 2015, Türkiye

6 Mayıs 2012 Pazar

Fatih Altaylı ve demokratik açılımlar

Fatih Altaylı ve demokratik açılımlar
..: 27.04.2006:..

Geçen gece Sn. Fatih Altaylı’yı Ahmet Türk ile meşhur programında karşılıklı ülke meseleleri hakkında sohbet ederken izledim .Çok mutlu oldum. Birde Türkiye’de demokrasi yok derler, adam tatlı tatlı Fatih Altaylı’nın çanak sorularını kendi üslubu ile yanıtlıyor, siz 30-40 bin şehit verdiyseniz bizde bir o kadar kayıp verdik,lütfen ölenlerin ailelerini bir düşünün diyor, Sn Fatih arkadaşımız lütfen, ama, fakat gibi kelimeler sarf ediyor.Kardeşim sen ne diyorsun diyemiyor. Hadi bunları diyemiyorsun bari şu meşhur “ demokratik açılımın” açılmış halini iyice bir açtırsan da Ahmet Türk Efendi’nin Bask Bölgesi ve İrlanda gibi yumurtlamalarını ağız tadı ile dinlesek.
Düşünün bu tip programlar devam ederse çok yakında halkların kardeşliği gibi sözlere alıştığımız gibi, Birleşik Türkiye’nin Diyarbakır Eyaleti gibi ifadeleri de bu ve benzeri sohbet programlarında sık sık duyar hale gelebiliriz.
Hatırlar mısınız bilmem bir zamanlar bir teğmen “alışamadım” demişti rahmetli Özal’a .O da tarihe geçen “alışırsınız” sözünü söylemişti. Hakikat böyle mi?Alışır mıyız sizce?
Hiç zannetmiyorum.


Sevgili Altaylı Hürriyet’in sırça köşküne, sert çocuk imajlı radyo günlerinden gelişini izleyen ve unutmayan dinleyici ve izleyicilerin, bu yapmış olduğun programı da unutmayacaktır.Demokratik açılımlar soslu bu salata Türk damağına uygun değildir.Bizden hatırlatması.
....
Bu yazı 1852 kere okunmuştur.

Kaynak: Yeni Alanya Gazetesi