|
Talimat mı alıp girsek yoksa
talimatımla mı girilse?
..: 07.06.2007:.. | ||||||||||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||||||||||||
| Yaklaşık Bir ay sonra yani
04 Temmuz 2007 tarihinde başımıza çuval geçirilişinin 4. yılını anımsamamaya
çalışacağız. Günlük böbürlenmelerin karşılıklı posta koymaların, Konya İlimizde
bilmem kaç tane fabrikası olan Barzani Efendi ile yaşanan ülke bazında
aydınlatılması gereken garip ilişkiler ışığında, “TALİMAT MI ALIP GİRSEK YOKSA
TALİMATIMLA MI GİRİLSE ?” gibi saçmalıklarla subay, ast subay ve erattan oluşan
güzide vatan evlatlarının kanı akmaya devam ede dursun, inşallah bir emir veren
çıkarda biz de artık yapmamız gerekeni yaparız. Yapılmazsa ne olur? Birileri bize koordinasyonun nimetlerinden bahsetmeye devam eder ve bir gün birkaç güya üst düzey PKK terör örgütü yöneticisi sınırda bize teslim edilir. Bizde bunu başarı olarak halkımıza teknoloji nimetlerinden yararlanarak basın açıklaması olarak duyururuz. Aşağıda yer alan basın açıklamasının yorumunu sizlere bırakıyorum. İnşallah Allah, Büyükanıt Paşa’ya böyle bir basın açıklaması yapmayı nasip etmez. Sincan’da 10 tane tank ile iktidarı kibarca değiştirebilen bir ordu eğer hakikaten K.Irak’a girmek istiyorsa o talimatı nasıl aldıracağını bilir diye düşünüyorum. Basın Açıklaması TARİH : 15 TEMMUZ 2003 NO : BA-14/03 IRAK’IN SÜLEYMANİYE KENTİNDE 11 TÜRK ASKERİNİN GÖZALTINA ALINMASI OLAYINI SORUŞTURMAK ÜZERE TEŞKİL EDİLEN ORTAK ARAŞTIRMA GRUBU AÇIKLAMASI AŞAĞIDADIR. ORGENERAL SAYIN ÖZKÖK VE ORGENERAL SAYIN JONES’İN DİREKTİFLERİYLE KURULAN ORTAK ARAŞTIRMA GRUBU 04 TEMMUZ GÜNÜ MEYDANA GELEN OLAYLA İLGİLİ İNCELEMELER YAPMAK MAKSADIYLA, 9-14 TEMMUZ TARİHLERİNDE ANKARA’DA TOPLANMIŞTIR. ORTAK ARAŞTIRMA GRUBUNA GENELKURMAY HAREKAT BAŞKANI KORGENERAL KÖKSAL KARABAY VE ABD AVRUPA KUVVETLER KOMUTANLIĞI KURMAY BAŞKANI KORGENERAL SYLVESTER BAŞKANLIK ETMİŞLER VE TOPLANTILARA ASKERİ UZMANLARIN YANISIRA ABD VE TÜRK DIŞİŞLERİ YETKİLİLERİ DE KATILMIŞTIR. GRUP, ABD ÖZEL KUVVETLERİNİN SÜLEYMANİYE’DEKİ OPERASYONUNUN İCRA YÖNTEM VE ŞEKLİ İLE TÜRK ÖZEL KUVVETLERİNİN KUZEY IRAK’TAKİ FAALİYETLERİNİ GÖRÜŞMÜŞTÜR. KEZA, TÜRK ASKERLERİNİN ALIKONULMA DURUMU DETAYLI BİR ŞEKİLDE ELE ALINMIŞTIR. GRUP, OLAYI TÜM AÇIKLIĞI İLE DEĞERLENDİREREK, UZUN GEÇMİŞE SAHİP İKİLİ İLİŞKİLERİN TEMELİNİ OLUŞTURAN GÜVEN VE İTİMAT ORTAMININ YENİDEN TESİSİ AMACIYLA, İŞBİRLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNMUŞTUR. ABD TARAFI, TÜRK TARAFININ ARAŞTIRMA KONUSUNU TEŞKİL EDEN BU ÜZÜNTÜ VERİCİ OLAY BOYUNCA ASKERİ PERSONELİNE YAPILAN MUAMELEYE İLİŞKİN KAYGILARINI NOT ETMİŞTİR. TÜRK TARAFI DA, KUZEY IRAK’TA TÜRK PERSONELİNİN RAPOR EDİLEN FAALİYETLERİYLE İLGİLİ ABD KAYGILARINI NOT ETMİŞTİR. HER İKİ TARAF, MÜTTEFİKLER ARASINDA VUKU BULAN BU OLAYI VE TÜRK ASKERLERİNİN GÖZ ALTINDA MARUZ KALDIKLARI MUAMELEYİ ÜZÜNTÜ İLE KARŞILAMIŞTIR. HER İKİ TARAF HERHANGİ BİR FAALİYETE GEÇMEDEN ÖNCE, BÖLGEDEKİ GÜVENLİK VE İSTİKRARA İLİŞKİN HER TÜRLÜ BİLGİNİN UYGUN KANALLARDAN SÜRATLE PAYLAŞILMASINDA MUTABIK KALMIŞLARDIR. TARAFLAR BULGULAR IŞIĞINDA, ARALARINDAKİ İŞBİRLİĞİNİ VE KOORDİNASYONU DAHA DA GELİŞTİRMEK AMACIYLA İLAVE ÖNLEMLER ALMAYI DA KARARLAŞTIRMIŞLARDIR. HER İKİ TARAF AYRICA, UZUN GEÇMİŞE SAHİP İLİŞKİLERİNİN SÜRDÜRÜLMESİNİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNDA DA MUTABIK KALMIŞTIR. TÜRKİYE VE ABD BU TOPLANTI SONUCUNDA IRAK’TA ARALARINDA DAHA İYİ BİR EŞGÜDÜM VE İŞBİRLİĞİ SAĞLANMASINI KARARLAŞTIRMIŞLAR VE GELECEKTE BU GİBİ OLAYLARIN TEKERRÜRÜNÜN ÖNLENMESİ İÇİN GEREKLİ HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMAKTA GÖRÜŞ BİRLİĞİNE VARMIŞLARDIR. SAYGI İLE DUYURULUR. Yukarıdaki resmi bir açıklama olup Genel Kurmay'ın sitesinden alınmıştır. Ne acıdır ki geçen yıllar karşılıklı alınan notların bir kenara konulduğu ve tarihimize acı bir gün olarak kayıt düşülmekten öteye gidilemeyen bir leke olarak kalmıştır. Genel Kurmay Başkanlığı'ndan bu resmi açıklamanın siteden kaldırılmasını arz ediyorum. Gereği yetkili makamın ilgi ve bilgisine... Saygılarımla Sabih Samur.... | ||||||||||||||||||||||||||||
Bu yazı 539 kere
okunmuştur.
| ||||||||||||||||||||||||||||
Sabih Samur'un köşe yazıları ve sosyal paylaşım sitelerindeki makaleleri
DORUKTÜRK TV
Dinç Akal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dinç Akal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Mayıs 2012 Pazartesi
Talimat mı alıp girsek yoksa talimatımla mı girilse?
Etiketler:
Dinç Akal,
Genel Kurmay Başkanlığı,
Kuzey Irak,
Sabih Samur,
Süleymaniye Açıklaması,
TSK,
Yeni Alanya Gazetesi,
Zeliha Daşıyıcı
Görmeden sevmek, konuşmadan saygı duymak ve Dinç Akal
|
Görmeden sevmek, konuşmadan saygı
duymak ve Dinç Akal
..: 30.04.2007:.. | ||||||||||||||
|
| ||||||||||||||
| Mehmet Akif Ersoy, Ziya
Gökalp, Mümtaz Soysal veya yine çok sevdiğim Sait Faik Abasıyanık… Düşününce ilk
aklıma gelen isimler. Tanışma şansımın olmadığı ve olamayacağı (Sn. Mümtaz Hoca
hariç) bu isim ve temsil ettiği fikir, kişilikleri bilmem anlatmaya gerek var
mı? Mehmet Akif, kış günü ceket ile dolaşan palto alacak parası dahi olmayan ama yüreğindeki vatan sevgisi ile Türkiye’yi Türkiye yapan kilometre taşlarından bir nefer. Ziya Gökalp,büyük düşünce adamı, şair VATAN Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur, Köylü anlar manasını namazdaki duanın. Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kuran okunur, Küçük,büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın… Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın! Bir ülke ki toprağında başka ilin gözü yok, Her ferdinde mefkûre bir, lisan, âdet, din birdir… Mebusanı temiz, orda “Boşo”ların sözü yok, Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın! Bir ülke ki çarşısında dönen bütün sermaye, Sanatına yol gösteren ilimle fen Türkündür. Hırfetleri birbirini daim eder himaye; Tersaneler, fabrikalar, vapur, tren Türkündür; Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın! Yeni Hayat’ta yayımlanan bu şiirle ne güzel mesaj vermiş Ziya Gökalp vatanı olduğunu zanneden vatansızlara. Okumaktan müthiş zevk aldığım ve huzur bulduğum Sait Faik ise anlatılmaz, okunarak yaşanır. Mümtaz Soysal, Kıbrıs’a bedeli “pahalı” bir macera ya da bir “kambur” gibi değil, Türk dış politikasına anlam ve onur katan “değerli bir unsur olarak bakan, Milletvekilliği ve Dışişleri Bakanlığı yapmış dava adamı. Bu değerli kişilerin hiçbirini göremedim ve doğal olarak konuşma şansına da erişemedim. Gel gör ki konuşmadığın halde düşüncelerine saygı duyabiliyor, görmediğin halde sevgi besleyebiliyorsun. “Sevgili dost. Yazını geç okudum. Fikirlerin zaten benim için hep sıcacık. Cumhurbaşkanı konusunda H.Çetin iyi bir örnek. Kendisini yakından (DPT) tanırım. Ben ise Onur Öymen'i uygun bulurum. Sevgiler” Dinç Akal Türkiye’nin bir çok ilinde görüştüğüm, yazıştığım dostum var, Alanya’da da olduğu gibi. Lakin hiç tanışma fırsatım olmadığı, sesini dahi duymadığım ama dostum olduğunu bildiğim saygı ve sevgi duyduğum bir ağabeyim var Alanya’da. Evet, Dinç Akal. Türklüğe ve Türkçe’ye katkılarından ve en önemlisi dostluğundan dolayı teşekkürler Dinç Ağabey..... | ||||||||||||||
Bu yazı 684 kere
okunmuştur.
| ||||||||||||||
Etiketler:
Dinç Akal,
Kıbrıs,
KKTC,
Mehmet Akif Ersoy,
Mümtaz Soysal,
Sabih Samur,
Sait Faik Abasıyanık,
Yeni Alanya Gazetesi,
Ziya Gökalp
Anı yaşa Vodafone
|
Anı yaşa Vodafone
..: 13.04.2007:.. | |||||
|
| |||||
| Türkiye’mizde aklımızın
almadığı veya yetişemediği hızda gelişmeler, değişmeler yaşanıyor. Biz bu
değişimin içinde sürüklenip giderken bir taraftan da ne olduğunu anlamaya
çalışıyoruz. Birileri bize “doğru yol budur, kişi başı gelirimiz 10.000 $
olacak!” diyor, inanıyoruz. Belki de inanmak istiyoruz. Cem Uzan’ın TELSİM’i. Hani bir laf var ya sarhoştu marhoştu ama başımda kocamdı. Bizim ki de o hesap. İçeriği ne olursa olsun sonuçta bir Türk şirketi idi. Oturmuş, yerleşmiş, kurumsal kimlik kazanmış, bir küresel marka olmuştu TELSİM. Ama ne oldu? SÜMERBANK’ı tarihe gömen zihniyet TELSİM’i de tarihe gömdü. Elaleme (Türk olmayan adı üstünde yabancı sermayeye) satıldı. Vodafone markalı bir uluslar arası şirket artık Telsim’in yeni adı ve sahibi. Çok mu önemli? Evet çok önemli! Düşünün, okuduğunuz bu gazetenin adı Yeni Alanya, imtiyaz sahibi Mehmet Ali Dim. Seversiniz, sevmezsiniz ama bilirsiniz ki Alanyalı, T.C vatandaşı, rengi Kırmızı-Beyaz. Sizden biri. Evet şifre bu: Sizden biri. Sonra gün gelir şu veya bu nedenle Yeni Alanya Gazetesi’nin adı olur “ das Capital” , sahibi olur Bay Helmut. İşte o zaman içiniz burkulur, tuhaf olursunuz. “Orda bir köy var uzakta, gitmesek de gelmesek de, o köy bizim köyümüzdür” dersiniz ya yok yok diyemezsiniz. Çünkü o köy artık sizin köyünüz değildir. Abarttım evet belki. Ben abartayım da hep beraber kan uykusundan uyanalım. Bize sadece “ANI YAŞA” diyenlere tepkimizi gösterelim. Hoşgeldin Vodafone hayırlı kazançlar. Evet ticari boyutta bu gelişmeler yaşanırken Türkiye’de herkesin bir Cumhurbaşkanı adayı vardır gönlünde diyerek bende kendi adayımı açıklıyorum. Sn. HİKMET ÇETİN. Görev adamı. Türk Milleti’nin bu ismi ciddi olarak düşünmesi gerektiği kanaatindeyim. Yıllarını Afganistan’a görev gereği veren, Türkiye’de ve Uluslar arası camiada saygın ve sevilen bir kişilik. Bir devlet adamı. Adam gibi adam. Buradan Alanya’mızda ki tüm parti temsilcilerine sesleniyorum. Fikirlerime sıcak bakıyorsanız bir ilki başlatalım ve Alanya olarak gerekli mutabakatı sağlayıp adayımızı açıklayalım. Sn. Hikmet Çetin’i Alanya’ya davet edelim. Cumhurbaşkanı adaylığını Alanya’da açıklamasını rica edelim. Bu şekilde Ulusal Medya’da da daha ciddi olarak gündeme gelebiliriz (Çıplaklı Belediyesi’ne ithafen). Anı değil, tüm hayatı layık olduğumuz yönetim şekli cumhuriyet ve layıkıyla yürütebilecek bir cumhurbaşkanı ile yaşamak dileğiyle. Saygı ve sevgilerimle..... | |||||
Bu yazı 647 kere
okunmuştur.
| |||||
Etiketler:
Alanya,
Cem Uzan,
Çıplaklı Belediyesi,
Dinç Akal,
Hikmet Çetin,
Sümerbank,
Telsim,
Vodafone,
Yeni Alanya Gazetesi
6 Mayıs 2012 Pazar
Memleketi kurtarmak
|
Memleketi kurtarmak
..: 17.03.2007:.. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Türkiye’de başı sıkışan
“Kurtar bizi Paşam” gönderisi yapar. Bu gönderiler belli bir adede ulaşıp
kamuoyu pozisyonu aldığı an, şartlar da müsaitse, durumdan vazife çıkarma arzusu
had safhaya gelir ve günün birinde kuvvetle muhtemel TRT’den sabah namazını
müteakip darbe açıklaması yapılır. Buralara nasıl gelinir? Öncelikle vatanın birliği ve beraberliği, bölünmez bütünlüğü tehlikeye girmiştir. İnsanlar çok rahat federal yapılanmadan, komşu devletlerin bünyesinde yer alan ayrılıkçı kesimlerle birleşmeden söz edebilmektedirler. Devletin bütün iktisadi değerleri, ülkenin geleceğini tehlikeye sokabilecek şekilde özelleştirme adı altında müttefiklerimize pazarlanmaktadır.(%100 yerli sermayeden oluşan bankamız kaldı mı?) İnsanlara yabancı şirketlerle evlilik olmazsa olmaz şeklinde lanse edilmektedir. Türk Milliyetçisiyim demek nerede ise utanılması gereken çağdışı bir söylem haline getirilmek istenmektedir. Bunları söyleyen gazetecilere Başbakan “Abi” diye hitap etmektedir. KKTC konusunda yürütülen yanlış politikalarla Barış Harekatı sonrası doğan ve genç olan nesil çok acı ama maalesef Rum’un kucağına itilmiştir. İnsanlarımızda geçmiş dönem politik hatalarında etkisiyle para gelsin de nereden gelirse gelsin mantığı ile Güney’e çok sıcak bakma eğilimi başlamıştır. Ve çok acıdır Sn. Rauf Denktaş KKTC’den ziyade Türkiye’de söylemlerde bulunabilmektedir. Kendi kendimize yaptığımız kabadayılıkla KKTC’yi çözmüşüz gibi Kerkük ile ilgili silik, cılız söylemlerde bulunulmaktadır. Türkmen yöneticilere sürekli suikastlar düzenlenmekte, Kerkük Türkmenlerinin üzerinde inanılmaz bir baskı oluşturulmaktadır. Esir bir askeri için dünyayı ayağa kaldıran İsrail bir tarafta, silik bir Türkiye yönetimi diğer tarafta. Gelinen nokta budur. Tam bir fiyasko! Fakat işin acı tarafı ve dillendirilmekten çekinilen nokta düne kadar zehrin bir panzehiri, hastalığın (iyi ve ya kötü tartışılır) bir iyileştirici reçetesi vardı. Oysa şimdi bu da yok. Kurumlar suçlu değildir. Kurumları yönetenler suçludur. Bugün yukarıda ki paragraf doğrudur diyebiliyorsak askeri ve sivil üst düzey yönetim birlikte suçludur. Suçu açmak gerekir! Aşağıda soracağım sorular neden yapılmamıştır? 1-Ülkenin milli menfaatleri gerekirse Amerika’ya ters düşmek uğruna Kuzey Irak’a operasyon düzenlemeyi gerektirdiği halde neden sadece “kararlılık masalı”ndan öteye gidilememiş ve K.Irak’a operasyon yapılmamıştır? 2-Yapılmayan operasyon yüzünden Şerefli Türk Ordusu’nun bölgedeki caydırıcılığının kaybolması veya azalmasının suçlusu kimdir? 3-Çıkartılan Petrol Yasası ile Türkiye olarak seyirci durumuna düştüğümüz “Petrol akar Türk bakar” misali gelinen noktaya neden MGK’da veya basında ciddi tepki gösterilmemiştir? 4-Şahsen takık durumda olduğum ve marka tesciline de bizzat müracaat ettiğim “Muavenet” gemimizin (02.10.1992) Amerika tarafından vurulalı yaklaşık 15 yıl olmasına rağmen hala resmi özür diletilememesinin sorumluluğu kimdedir? Bilemiyorum. Bir bilen varsa beri gelsin. Aman ha Süleyman Demirel’i kastetmiyorum. Neyse yakında seçim var. Herhalde birileri bizi kurtarır, biz kurtarılmayı bekleme modunda olduğumuz sürece… .... | |||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bu yazı 639 kere
okunmuştur.
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||
Etiketler:
Alanya,
Dinç Akal,
KKTC,
Kuzey Irak,
Mehmet Buhur,
Muavenet,
Petrol,
Rauf Denktaş,
TRT,
TSK
Korkmayın darbe filan olmaz!
|
Korkmayın darbe filan
olmaz!
..: 15.12.2006:.. | ||||||||||||||
|
| ||||||||||||||
| Sevgili Okuyucularımız iki
fotoğraf arasında bir fark görebiliyor musunuz? Sizi fazla yormak istemiyorum. Siyah Beyaz olan fotoğraf Rahmetli Ecevit, Bülent Ulusu ve Kenan Evren'den oluşmaktadır. Başbakan'a gösterilen saygı net olarak gözükmektedir. Bu saygıda bulunanlar darbeyi gerçekleştiren ve sonrasında Başbakan ve Cumhurbaşkanımız olan kişilerdir. Yukarıdaki fotoğraf ise renklidir ve bugünü göstermektedir. Gelecek inşaallah siyah-beyaz fotoğraf gibi olmaz. Olmaması için Tayyip Erdoğan'ın yani T.C. Başbakanı'nın makamının gerektirdiği tüm anayasal gerekleri yerine getirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda sorumluluklarını yerine getirdiği ve ayrıca milli davamız olan Kıbrıs'ımıza gerekli önemi verdiği zaman Türk Milleti kendisini bağrına basacaktır. Bunu başardığı zaman üstü kapalı konuşmasına gerek kalmadan Ordumuzu da kendi sahasında çalıştırma ortamı doğacaktır. Ordu şu an askerlikten ziyade aman Cumhuriyetimize bir şey olmasın kaygısı taşıma pozisyonundadır. Bu kaygıyı samimi olarak giderip herkesin işini yapmasını sağlamak gerekmektedir. Ordumuz K.Irak'a girmek zorundadır. Bu görevi de Tayyip Erdoğan meclis kanalıyla kendisine vermek zorundadır. Tabanına ters düşmek uğruna artık oy kaygısı taşımadan ve eğer Cumhurbaşkanlığına soyunmak istiyorsa Laik, Cumhuriyetçi ve Atatürk Milliyetçisi bir Tayyip Erdoğan olmak zorundadır. Yok eğer güç bende bildiğim yolda giderim diyorsa siyah-beyaz modası hiçbir zaman geçmez. Bu moda sadece Türkiye'de değil dünyada da her zaman trendy... .... | ||||||||||||||
Bu yazı 300 kere
okunmuştur.
| ||||||||||||||
Etiketler:
Atatürk Milliyetçiliği,
Bülent Ecevit,
Bülent Ulusu,
Darbe,
Dinç Akal,
Kenan Evren,
KKTC,
Kuzey Irak,
Sabih Samur,
Tayyip Erdoğan,
TSK,
Yeni Alanya Gazetesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



