|
Bakmak ve görmek
..: 26.12.2006:.. | |
|
| |
| Gülderen Kumbasar Her insanın geçmişinde onun şu an ki kariyerine ulaşmasında çok büyük payı olan bir kişi mutlaka vardır. Bu kişi aile büyüklerinden biri olabileceği gibi uzun eğitim ve öğretim sürecinin yıllarının içinden gelip geçen (belki de hiç geçmeyen) bir öğretmen de olabilir. Benim de böyle bir öğretmenim vardı; orta okul Türkçe Öğretmenim Sn. Gülderen Kumbasar. Dersin konusu “Bakmak ve Görmek”. Ders başlayalı yaklaşık 10 dakika kadar olmuştu. Eskiden toprak bir futbol sahası olan Ak Merkez’in hemen arkasında yer alan Levent Lisesi’nin (şu an ki adı Etiler Lisesi) ikinci katında yer alan sınıfımdan koşarak giriş katındaki kantine geldim ve tost makinesinin sıcak olup olmadığını sordum ve aldığım yanıtla doğru sınıfa çıktım ve bilgi verdim. Öğretmenim teşekkür etti ve “Sabih sana zahmet bir daha bak bakalım sosisli de yapıyorlar mı?” dedi. Ben yine nefes nefese gittim ve geldim. Bilgi verip yerime oturdum. Fakat bu sırada sınıf kıkır kıkır. Öğretmenimiz Caroline adlı arkadaşımızı yine kantine gönderdi ve şu an tam hatırlayamadığım bir şeyi sormasını istedi. Sınıfa geri dönen arkadaşımız, o istenen şeyin yanında, kantine şu an araç yanaşmış olduğu ve malzeme boşaltıldığından, dersleri boş olan öğrencilerin alış veriş yaptığından, kantin görevlisinin bugün biraz hasta olduğundan bahsetti. Maalesef öğretmenimiz beni derste deney olarak kullanmıştı. “Bakmak ve Görmek” konusu canlı olarak yaşatılmış ve hepimizin beyinlerine kazınmıştı. O an ki düşünme kapasitemle öğretmenime kırılmıştım. Oysa daha sonraki yıllarda bana kattıklarını düşününce saygıyla ellerinden öpüyorum. Benim için ömür boyu hatırlanacak bir isim Gülderen Kumbasar. Pazar Akşamı Kanal D’de oynayan sihirle ilgili bir gençlik dizisi var. Oğlumuz yüzünden maalesef ailece izliyoruz. İşte bu dizi Gülderen Kumbasar öğretmenimizi ve bu anıyı sizlerle paylaşmama vesile oldu. Dizinin sona doğru bir sahnesinde harfler havada uçuşuyor ve baş roldeki kızımız harfleri birleştirerek “SARIMSAK” adlı kelimeye ulaşıyor. Benim içinde kıyamet o an kopuyor. Gençlik dizisi. Mutlaka eğitim danışmanlarının olduğu bir dizi ve yapılan gaf! Mutlaka hepimizin evinde bir Türkçe Sözlük vardır. Lütfen tereddüt ediyorsanız açın ve bakın “SARIMSAK” mı ? “SARMISAK” mı ? Bende, 1974 yılının Türk Dil Kurumu tarafından çıkartılmış olanı var ve “SARMISAK” yazıyor. Diye yazarken bilgisayardaki Word yazım programının sarımsak kelimesini otomatik olarak sarımsaka çevirdiğini gördüm. Google adlı arama motorunda ve TDK’nın güncelleştirilmiş sözlüğünde de sarımsak olarak görünce iddiamdan vazgeçsem mi diye düşündüm. Ben yine de yazımı bendeki sözlüğe güvenerek sürdürmek istiyorum. (Kendimi bir an enjektörlü arabalara savaş açmış karbüratörlü eski bir 69 model İmpala’sı olan vatandaş gibi hissettim). Kanal D’den ve bütün kanallardan rica ediyorum. Ne olur Türkçe’mize ve imla kurallarına dikkat edelim. Hıyarın biri kanalın birinde “Tabi ki de” dedi ve çok acı, virüs salgını gibi tüm memleketin dilinde; TABİ Kİ DE! O, de’yi alıp onu söyleyene yutturmak geliyor içimden. Allah bizi “DÖNCEM SANA” diyenlerin şerrinden korusun. Neyse sevgili dostlar baktığımız ama doğru dürüst baktığımız zaman görülecek o kadar çok şey var ki. Yeter ki bakmasını bilelim. Saygılarımla. DİP NOT: Pazar günkü yazımı sabah 06:00 da yazdığımdan ve Cengiz Topel ile ilgili ayrıca bir yazı hazırladığımdan olsa gerek Ercan Havaalanı, yazımda Cengiz Topel Havaalanı olarak geçmiş. Detayı fark eden ve beni uyaran Sn. Mustafa Öğretmenimize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. .... | |
| Bu yazı 312 kere okunmuştur. | |
Sabih Samur'un köşe yazıları ve sosyal paylaşım sitelerindeki makaleleri
DORUKTÜRK TV
TDK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TDK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Mayıs 2012 Pazar
Bakmak ve görmek
Etiketler:
Cengiz Topel,
Etiler Lisesi,
Gülderen Kumbasar,
KKTC,
Levent Lisesi,
Sabih Samur,
TDK,
Türkçe
Ateşkes ve kelime oyunları
|
Ateşkes ve kelime
oyunları
..: 30.09.2006:.. | ||||||||||||||
|
| ||||||||||||||
| Ateşkes: Savaşan iki
kuvvetin karşılıklı olarak savaşı durdurması (TDK sözlük, 1974) Bu açıklamayı
dayanak göstererek, PKK taraftarlarının kullandığı ateşkes kelimesi için neden
yaygara koparılıyor diyebilirsiniz. Fakat bu açıklama içindeki savaş kelimesini
de aynı kaynaktan açıklarsak (Savaş: İki ya da daha çok DEVLETİN birbiriyle
diplomatik ilgilerini keserek silahlı kuvvetlerle çatışması.) Bu masumane
ifadenin nerelere kadar uzandığını daha iyi algılayabiliriz. Leyleğin ömrü laklakla geçer derler. Bizler çekiçle örs kavgası yapaduralım; hangimiz daha çok milliyetçiyiz, kim daha sert çocuk, ağır abi? Günler gelip geçsin. Su akar, Türk bakar misali. Bizler bu modda iken, Kürtçü kardeşimiz DTP Genel Başkanı Ahmet Türk boş durmuyor; Avrupa Parlamentosu’nda temaslarda bulunarak AP Başkanı Joseph Borrell ve AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ile bir araya geliyor.Ateşkes çağrısına, “Kürt tarafının” olumlu yanıt vereceklerini umduklarını belirtiyor ve “Türk Hükümeti de olumlu bir yaklaşım sergilemeli” diye buyuruyor. Tarımdaki Nadas misali. Türk’ün öfkesi dinlendirilsin, zaman her şeye ilaç! Bu sırada Şehitler Abidemize bir tuğla daha ekleniyor. J. Tğm C. Evranos PKK tarafından şehit ediliyor. Büyükanıt Paşa sessiz. Kara Kuvvetleri Komutanımız ise sesli ama konu farklı! Konu malum birinci öncelik masalı olan irtica. Defalarca bu köşeden seslendim; bu ülkenin birinci önceliği kesinlikle İÇ GÜVENLİK’tir! Bu, irtica önemsenmesin anlamını taşımamaktadır. Ama gündemi iyi tayin etmek gerekir. Ülkemizde bölünme tartışılır hale gelmiş federal yapılanmadan, eyalet sisteminden bahsedilir olmuştur. Ve bunların hepsi iktidar partisi olan AKP’nin üzerine yıkılmaktadır. Mutlaka Başbakanın talihsiz beyanları, yanlış ifadeleri olmuştur. Peki diğer kurumlar tek tek incelendiğinde kendileri sorumluluk anlamında görevlerini yapmaktalar mı? Net birkaç örnek verelim ve/ve ya soralım: - Ülkenin milliyetçilik kelimesine sahip, isimli tek partisi olan MHP, Sn. Devlet Bahçeli yönetiminde ne gibi somut adımlar atmıştır, Ülkü Ocakları’na aman sakın sokağa çıkmayın talimatı vermek dışında? - Büyük umutlarla beklediğimiz Sn. Büyükanıt Paşa ne zaman kısmetse tören kıyafetlerini çıkartıp kamuflajlarını giyecektir? Allah bize 1974’te yaptığımız gibi Amerika Birleşik Devletleri’nden izin almadan Büyükanıt Paşa’nın emir ve komutasında Kuzey Irak’a operasyon amaçlı girmeyi nasip edecek mi? - Zamanın sert adamı bu zamanın esnaf dostu (Demirel tiplemesi), benim işçim, benim köylüm moduna girmiş olan DYP Başkanı Sn. Mehmet Ağar ne zaman modası geçmiş politikaları bırakıp eski kadrosunu, silah arkadaşlarını toplayıp GÖREVE talip olacak? - Sn. Mehmet Ağar 2007 seçimleriyle iktidara gelelim, ben PKK’yı bitiririm demek 2007’ye kadar ki şehitlerden iktidarda olmadığım için ben sorumlu değilim demekle aynı anlama gelmeyecek midir? - Sn. Cumhurbaşkanımız, Sizce Tayyip Erdoğan’ın Amerika ziyareti sonrası sizin müdahalenizle, Başbakanımıza artık sadece AKP ile seçime gidilemeyeceğini şu anki ülkenin durumu göz önüne alınarak AKP, CHP, DYP, MHP ve ANAP’tan oluşacak bir milli mutabakat hükümetinin kurulması gerekliliği anlatılmalı mıdır? Ülkemizin durumu sadece AKP’nin veya CHP’nin veya başka bir partinin tek başına çözebileceği boyutu maalesef aşmıştır. Herkes topu birbirine atmakta, şehit kanları oluk gibi akmakta, bizler ise sivili ve askeri ile hangimiz şehit anasını daha iyi teselli ederizlerdeyiz!!! Sevgili okuyucular şahsım ve sizlerin adına bu yazıyı Sn. Mehmet Ali Dim’den yukarıda bahsi geçen tüm şahıs ve kurumlara e-mail ve faks kanalıyla iletmesini rica ediyorum. Belki dikkate alan olur. Dip Not: Suç duyurusunda bulunduğum Ferhat Tunç konusunun takibinde desteğini esirgemeyen Sn. Sami Çaycoşar’a teşekkür ediyorum. Bu konuyla ilgili olarak görevlerini yaptıkları zaman Cumhuriyet Savcılarımıza ve kolluk kuvvetlerimize de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Eğer yapıldı da bizim haberimiz yoksa lütfen gazetemizi resmi olarak bilgilendirsinler. .... | ||||||||||||||
Bu yazı 1709 kere
okunmuştur.
| ||||||||||||||
Etiketler:
Ahmet Türk,
Devlet Bahçeli,
DTP,
İç Güvenlik,
İrtica,
Mehmet Ağar,
Milliyetçilik,
PKK,
Sami Çaycoşar,
Tayyip Erdoğan,
TDK,
TSK,
Yaşar Büyükanıt
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

